Karabük Üniversitesi öğretim üyeleri, karaciğer hastalıkları tedavisi süreçlerinde çığır açması hedeflenen yenilikçi bir nanopartikül ilaç taşıma sistemi projesine imza attı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen araştırma kapsamında, akrilamid kaynaklı karaciğer hasarı ve fibrozisi (doku sertleşmesi) üzerinde biyouyumlu manyetik nanopartiküllerin etkileri deneysel olarak mercek altına alındı. Türkiye‘de sağlık bilimleri alanındaki yenilikçi tedavilere yön vermesi beklenen proje, hedefe yönelik ilaç taşıma sistemlerinin geliştirilmesinde kritik bir rol üstlendi.
“Biyouyumlu Manyetik Nanopartiküllerden N-Asetil-L-Sistein Salımının Akrilamid Kaynaklı Hepatik Fibrozis Üzerindeki Etkilerinin in vivo Olarak İncelenmesi” başlıklı araştırma projesinde, Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde görev yapan akademisyenler aktif rol üstlendi. Sağlık bilimleri alanında ülkenin en prestijli araştırma destek kuruluşlarından biri olan TÜSEB tarafından onaylanan çalışmada, biyouyumlu manyetik sistemlerden salınan etken maddelerin karaciğer dokusundaki iyileştirici etkileri canlı organizmalar üzerinde (in vivo) test edilmeye başlandı. Farklı üniversitelerden araştırmacıların da katılım sağladığı bu geniş çaplı çalışma, hem bilimsel iş birliklerinin artırılması hem de üniversitenin araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi açısından stratejik bir zemin oluşturdu.
Projede yer alan Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Feyza Başak, ulusal düzeyde böylesine prestijli bir projede yer almaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Doç. Dr. Feyza Başak yaptığı açıklamada, “Çalışmanın Türkiye’de sağlık bilimleri alanında en prestijli kurumlardan biri olan TÜSEB tarafından desteklenmesi önemli bir bilimsel göstergedir. Farklı üniversitelerden araştırmacıların katılımıyla yürütülen bu çalışma, bilimsel iş birlikleri açısından değerli bir zemin oluşturmaktadır. Deney hayvanları araştırmaları ve deneysel uygulamalar alanında ekibimizin projede yer alması hem kişisel hem de Karabük Üniversitesi adına gurur vericidir. Bu tür iş birlikleri, üniversitemizin araştırma kapasitesine ve bilimsel görünürlüğüne önemli katkı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Araştırmanın yürütücü kadrosunda bulunan bir diğer isim olan Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Tansu Kuşat ise projenin teknik boyutuna ve akademik çıktılarına dikkat çekti. Projeyle birlikte Karabük‘ün sağlık bilimleri arenasındaki rolünün perçinleneceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Tansu Kuşat, “Projede biyouyumlu manyetik nanopartikül sistemleri üzerinden N-Asetil-L-Sistein salımının, akrilamid kaynaklı karaciğer hasarı ve fibrozis üzerindeki etkileri deneysel olarak araştırılacaktır. Elde edilecek bulgular, hedefe yönelik ilaç taşıma sistemleri ve özellikle karaciğer hastalıklarının tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine bilimsel temel oluşturacaktır. Bu proje ile birlikte Karabük Üniversitesinin sağlık bilimleri alanındaki etkin araştırma rolü daha da güçlenecektir” şeklinde konuştu.
Geliştirilen bu yöntemin, ilaçların vücutta doğrudan hasarlı bölgeye ulaştırılmasını kolaylaştırarak tedavi süreçlerindeki yan etkileri en aza indirmesi bekleniyor.