Başkentli Turistin Safranbolu İsyanı: “Beypazarı’nda Giriş Ücreti Yok, Burada Neden Var?”

Başkentli Turistin Safranbolu İsyanı: “Beypazarı’nda Giriş Ücreti Yok, Burada Neden Var?”
Yayınlama: 16.06.2026
A+
A-

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi Safranbolu’yu gezmek için Ankara’dan ailesi ile beraber gelen Murat Aslan, Hıdırlık Tepesi ve Cinci Hanı gibi simge mekanlarda giriş ücreti alınmasını eleştirdi. Kalabalık ailelerin bu ücretler yüzünden zorlandığını belirten Aslan, Safranbolu Belediyesi’ne “Beypazarı ve Hacı Bayram” modelini önerdi.

Safranbolu, tarihi konakları, korunan mimarisi ve eşsiz kültürel dokusuyla her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor. Ancak Ankara’dan tarihi kenti keşfetmek üzere kalabalık bir aile grubuyla gelen Murat Aslan isimli vatandaş, ilçenin en önemli seyir noktalarından biri olan Hıdırlık Tepesi ve tarihi Cinci Hanı gibi turistik alanlarda uygulanan giriş ücreti politikasına tepki gösterdi.

Safranbolu Birlik Haber mikrofonlarına samimi açıklamalarda bulunan Aslan, her köşesi tarih kokan bu güzel kentin giriş ücretleriyle cazibesini zedelememesi gerektiğini ifade etti.

“Zaten Kafesinde Çay İçip Para Harcayacağız”

Ailesiyle birlikte günübirlik bir gezi rotası çizdiklerini belirten Murat Aslan, kalabalık ailelerin kapıda ödediği giriş ücretlerinin bütçeleri zorladığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Biz buraya kalabalık bir aile olarak, 6-7 kişi geldik. Safranbolu gerçekten çok güzel, her şey harika. Fakat bu tarz tarihi ve doğal alanların girişinde ekstra ücret alınması bana biraz garip geldi. Biz zaten buradaki Seyir Tepesi’ni, parkı gezdikten sonra oturup belediyenin veya buradaki işletmelerin kafesinde çayımızı, kahvemizi, suyumuzu içeceğiz; çocuklarımıza dondurma yedireceğiz. Yani harcamayı zaten içeride yapacağız. Belediye, kapıda küçük giriş ücretleri almak yerine içerideki işletmeleri daha cazip ve uygun hale getirerek o gelir farkını zaten esnafı üzerinden çok rahat çıkartabilir. Giriş ücreti olmasaydı bizim açımızdan çok daha şık ve davetkar olurdu.”

Ankara’dan Beypazarı Örneği: “Orada Giriş Ücreti Yok, Esnaf Kazanıyor”

Safranbolu’nun turizmdeki en büyük rakiplerinden biri olan Ankara’nın Beypazarı ilçesini ve tarihi Hacı Bayram Veli bölgesini örnek gösteren Aslan, yerel yönetimin turizm vizyonunu gözden geçirmesi gerektiğini savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ankara’da tarihi Hacı Bayram bölgesi var, her hafta binlerce insan gidiyor. Yine Safranbolu mimarisine çok yakın olan Beypazarı’na gidiyoruz. Beypazarı’nda hiçbir tarihi alanda veya seyir noktasında kapıda giriş ücreti ödemiyorsunuz. Orada sistem esnafı ve yerel üreticiyi desteklemek üzerine kurulmuş. Kadın emeği pazarları var; kadınlar gümüş satıyor, yöresel ürünler ve hediyelik eşyalar satıyor. Ankara’dan her hafta sonu binlerce turist Beypazarı’na akın ediyor ve giriş ücreti olmadığı için parasını tamamen esnafa, yemeğe, içeceğe harcıyor. İnsanlar orada çok daha fazla harcama yapıyorlar. Safranbolu Belediyesi de bu küçük giriş ücretleri yerine belki ufak bir otopark/park ücretiyle ya da kendi işlettiği tesislerle bu maliyetleri karşılayabilir.”

“Umarım Tekrar Gelmeyi Düşünürüz”

Kapıdaki ücret uygulamasının turistlerde psikolojik bir bariyer oluşturduğunu ifade eden Murat Aslan, “Şimdi içerideki hizmetlere bakacağız. Umarım bu ilk deneyimimizden sonra Safranbolu’ya tekrar gelmeyi düşünürüz” diyerek yerel yöneticilerin kulak vermesi gereken önemli bir turizm eleştirisinde bulundu. Özellikle yerli turistlerin ekonomik olarak bütçe hesabı yaptığı bu dönemde, “Açık müze” konumundaki Safranbolu’da tarihi alanların erişilebilirliği sokağın en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.