Etkinlikte Bulak köyünün etli keşkeği, Eflani bandırması, Eskipazar sütlü köy simidi, Ovacık çullu böreği, Safranbolu lokumu ve Yenice ıhlamur balı gibi yöresel tatlar yer aldı. Program kapsamında ayrıca Karabük Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tolgahan Tabak ile şef Osman Mahir Balıkçı tarafından safran bitkisine ilişkin sunum gerçekleştirildi.
Programa Oktay Çağatay ve eşi Hande Çağatay’ın yanı sıra ilçe kaymakamları, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Ustaoğlu, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. İsmail Gökcek, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Programda konuşan Karabük Üniversitesi öğretim görevlisi Tolgahan Tabak, safranın yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik değer olduğunu belirterek “Bugün biraz safran hakkında konuşacağız. Aynı zamanda safranın safran olduğu için önemlerinden bahsedeceğiz. Bugün sahnede kıymetli şefimiz Mahir Usta’yla beraber hep kendimize sorduğumuz bir sorunun cevaplarını arıyoruz aslında. Madem Karabük’ün böyle kıymetli bir değeri var, bu safranı nerelerde kullanabiliyoruz, nasıl kullanmalıyız diye ortak bir çalışmayla yeni eserlerimizden bir tanesini ortaya çıkardık.”
Safranın gastronomi turizminde yeterince değerlendirilemediğini ifade eden Tabak, restoranlarda safran kullanımının oldukça sınırlı olduğunu kaydederek, “İstatistiklerimize baktığımızda çok fazla turizm misafirini ağırladığımızı görüyoruz. Ama restoran bölümlerine baktığımızda safranlı yemeklerimizin olmadığını görüyoruz. Sadece safran çayı ya da lokumunda kullanmak yerine katma değerini artırıp daha üst seviyeye çıkarmamız gerekiyor.” dedi.
Safran kullanımına ilişkin yapılan akademik çalışmalardan örnekler veren Tabak, yanlış kullanımın maliyetleri artırdığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“1 ton lokumu işlemek için 10 gram safran gerekirken 40 gram kullanmışız. Bu durum maliyetlerimize yansımış, satışlarımızı ve katma değerimizi düşürmüş. Aynı zamanda safranı üretirken ortaya çıkan atıkları da ekonomik sisteme dahil edememişiz.”
Safranbolu safranının diğer safranlardan farklı olduğuna vurgu yapan Tabak, “İran safranı Türkiye’de çok daha düşük rakamlara satılabiliyorken bizim ürünümüzün katma değeri çok daha yüksek. Ancak bunu doğru anlatmamız gerekiyor. Safran diye bir şey yoktur, Safranbolu safranı vardır.” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte yöresel lezzetleri modern dokunuşlarla hazırlayan şef Osman Mahir Balıkçı ise hazırladıkları ürün hakkında bilgi verdi. Balıkçı, “Hocamla beraber hem safranı hem de buranın yöresel lezzetlerini menülerimizde kullanmaya çalışıyoruz. Normalde bildiğimiz keşkekten biraz daha farklı bir form oluşturduk. Yaptığım ürün bir çıtır keşkek. Hem ara sıcak gibi hem de daha iştah açıcı bir hale getirdik.” dedi.
Keşkeğin hazırlanışında safran ve köz patlıcan kullandıklarını belirten Balıkçı, “Biraz daha kreatif, biraz daha yaratıcı bir ürün ortaya çıkarmaya çalıştık. Hilton’da çok fazla yabancı misafir ağırlıyoruz. Keşkeği daha görsel, göze hitap eden ve ürün değeri yüksek bir hale getirmek istedik.” diye konuştu.
Program, yöresel lezzetlerin ikram edilmesi ve hazırlanan özel sunumların vatandaşlar tarafından ilgiyle incelenmesinin ardından sona erdi.