Rümeysa’nın Hayatı Belgesel Oldu

Rümeysa’nın Hayatı Belgesel Oldu
Yayınlama: 08.07.2026
Düzenleme: 08.07.2026 14:46
A+
A-

Safranbolu’da yaşayan, 2 metre 15 santimetrelik boyuyla “Dünyanın Yaşayan En Uzun Boylu Kadını” unvanını taşıyan Türk aktivist ve web geliştiricisi Rümeysa Gelgi, dünyaca ünlü TLC televizyonunun belgesel programına konuk oldu. Doğuştan gelen ve çok nadir görülen Weaver Sendromu ile skolyoz (omurga eğriliği) rahatsızlıkları bulunan Gelgi, “dünyanın en uzun parmakları” ve “en uzun sırtı” dahil olmak üzere tam 5 farklı Guinness Dünya Rekoru‘nun sahibi olarak hayat hikayesini, karşılaştığı zorlukları ve tıp dünyasını hayrete düşüren tedavi sürecini tüm dünya ile paylaştı.

İşte belgeselde öne çıkan, izleyenleri hem duygulandıran hem de hayran bırakan o çarpıcı detaylar:

Anne Safiye Gelgi: “Doğduğunda 5.6 Kiloydu, Anlamamak Mümkün Değildi”

Belgeselde konuşan Rümeysa’nın annesi Safiye Gelgi, hamilelik sürecinden itibaren normalin dışında bir durum olduğunu fark ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Rümeysa, hamileliğimin ilk aylarından itibaren çok büyük bir bebekti. Doktorumuz sürekli olarak gelişiminin normalin dışında gittiğini söylüyordu. Zaten 6 hafta erken doğdu. Doğduğunda tam 59 santimetre boyunda ve 5.6 kilo ağırlığındaydı. Kaba bir sesi vardı, elleri ve ayakları çok büyüktü. Gerçekten çok farklı bir görüntüydü, bir şeylerin farklı olduğunu anlamamak zaten mümkün değildi.”

Doktor Abdullah Bereket: “2 Aylıkken Teşhis Ettik”

Rümeysa’nın çocukluk dönemindeki tedavi sürecini üstlenen Dr. Abdullah Bereket ise tıbbi süreci şu sözlerle aktardı:

“Rümeysa’yı ilk gördüğümüz zaman, o kadar büyük olmasına rağmen tıp dilinde ‘dismorfik özellikler’ diye adlandırdığımız belirgin sendrom belirtilerine sahipti. Henüz 2 aylıkken çok büyük bir kafası ve büyük kulakları vardı. Gözlerinin birbirinden uzak olması anlamına gelen ‘hipotelorizm’ mevcuttu ve çenesi çok küçüktü.”

Büyümeyi Durdurmak İçin 3 Yıllık Yoğun Tedavi

Çocukluk yıllarında en büyük önceliğin, Rümeysa’nın hayatını tehdit edebilecek kontrolsüz büyümeyi durdurmak olduğunu belirten yetkililer, o dönemi anlattı. Rümeysa’nın yürüme ve hareket kabiliyetini tamamen kaybetmemesi adına, erken ergenliğe girmesini sağlayacak yüksek dozda östrojen tedavisine başlandı.

Kemik gelişimini durdurmayı amaçlayan bu zorlu ve yoğun ilaç tedavisi yaklaşık 3 yıl sürdü. Tedavinin sonunda, Rümeysa 13 yaşına geldiğinde büyümesi durduruldu. Büyüme durduğunda boyu 2 metre 13.6 santimetreye ulaşmıştı.

Okula Gidemedi Ama Pes Etmedi: “Eğitimimi Evde Tamamladım”

Büyüme durdurulsa da Weaver Sendromu’nun tetiklediği şiddetli skolyoz, Rümeysa’nın bel kemiğinin yan tarafa doğru tehlikeli biçimde kıvrılmasına yol açtı ve onu neredeyse yatağa bağımlı hale getirdi.

Yaşadığı zorlukları anlatan Rümeysa Gelgi, “Yaşıtlarımdan farklı görünmemin sebebini merak ediyordum. Özellikle sokaktaki ısrarcı bakışlara çok maruz kaldım. Ben insanları farklı görüyordum, onlar da beni merak ediyordu. Sağlık durumum nedeniyle okula gidemedim, hep gitmek isterdim ama eğitimimin tamamını evde, kendi azmimle tamamladım” diyerek web geliştiriciliğine uzanan başarı sırrını paylaştı.

Omurgasında 1 Metrelik Platin Var

17. doğum gününden hemen önce, hayatını kabusa çeviren omurga eğriliğini düzeltmek adına çok riskli iki büyük ameliyat geçiren Rümeysa Gelgi, bu operasyonlar sayesinde hayata yeniden tutundu. Yaşadığı ağır süreci saklamayan genç kadın, şu anda omurgasında tam 1 metre uzunluğunda bir platinle hayatını sürdürdüğünü ifade etti.

Safranbolu’dan dünyaya uzanan bu başarı ve azim hikayesi, TLC belgeseliyle milyonlarca izleyiciye “asla pes etmeme” dersi verdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.