Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Sabah gözümüzü açar açmaz ocağa çay suyunu koyan bir toplum olarak, kahvaltı ile çayı birbirinden ayırmak neredeyse imkansız. Ancak beslenme uzmanları, bu harika ikilinin arka planında kimyasal bir savaş yaşandığı konusunda uyarıyor. Sorunun kaynağı ise çayın içinde doğal olarak bulunan ve ona o buruk tadı veren “tanen” ve “polifenol” adlı maddeler.
Uzmanlara göre, kahvaltıda yediğimiz yumurta, peynir, pekmez veya yeşilliklerden alacağımız “bitkisel demir”, çayla karşılaştığı an emilemez hale geliyor. Çaydaki bileşikler, demire adeta bir mıknatıs gibi yapışarak vücut tarafından kullanılmadan dışarı atılmasına neden oluyor.
Bu durum özellikle kansızlık (anemi) şikayeti olanlar, anne adayları ve büyüme çağındaki çocuklar için ciddi bir risk oluşturabiliyor. Eğer kronik bir yorgunluğunuz varsa ve sabahları yataktan kalkmakta zorlanıyorsanız, suçlusu kahvaltıda üst üste içtiğiniz o demli çaylar olabilir.
Peki, şimdi ne olacak? Çayı hayatımızdan tamamen çıkaracak mıyız? Neyse ki uzmanlar içimizi rahatlatacak formülü veriyor: Çaydan vazgeçmek zorunda değilsiniz, sadece onunla olan ilişkinizi biraz mesafeli ve akıllıca yönetmeniz gerekiyor.
İşte kahvaltı keyfini bozmadan sağlığı korumanın 3 altın kuralı:
Özetle; Kahvaltıda çay içmek dünyanın sonu değil ancak sağlığınız için onu biraz daha açık, bol limonlu ve kararında tüketmekte fayda var. Unutmayın, doğru küçük bir dokunuş hem keyfinizi hem de sağlığınızı yerinde tutmaya yeter!