Türkiye’de pelemir üretim alanı 350 dekardan 35 bin dekara çıktı

Türkiye’de pelemir üretim alanı 350 dekardan 35 bin dekara çıktı
Yayınlama: 11.08.2026
A+
A-

Türkiye’de yerli biyoyakıt üretimine ham madde sağlamak amacıyla pelemirin ekim alanı, sözleşmeli üretim modeliyle son 5 yılda 350 dekardan 35 bin dekara yükseldi.

Bitkisel ve hayvansal kökenli yenilenebilir ham maddelerden elde edilen biyoyakıtların benzin, motorin ve jet yakıtıyla belirli oranlarda harmanlanmasıyla ulaşım sektörünün karbon ayak izinin azaltılması amaçlanıyor.

Yağlı tohumlu bir bitki olan pelemir de yağ asidi profili ve içerdiği bileşenlerin yakıt üretimine uygunluğu nedeniyle biyoyakıt ham maddesi olarak öne çıkıyor.

Anadolu’da yabancı ot olarak bilinen pelemirin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar, Tarım ve Orman Bakanlığının Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce geliştirilen “Karahan” çeşidinin 2017’de tescil edilmesiyle hız kazandı.

Biyoyakıt Sanayi Derneği ile DB Tarımsal Enerji, TÜBİTAK destekli proje kapsamında 2020’de Karahan çeşidinin tohumundan elde edilen yağdan biyoyakıt üretti.

Çalışmalarda pelemir yağının kara, deniz ve hava ulaşımında kullanılan yakıtlarla harmanlanmaya uygun özellikler taşıdığı belirlendi.

Araştırma ve saha çalışmalarının ardından pelemirde sözleşmeli üretim modeline geçildi. Üretimde özellikle nadasa bırakılan araziler ve kurak arazilerin değerlendirilmesine ağırlık verildi.

2021-2022 sezonunda 9 çiftçiyle 350 dekarda başlayan üretim, 2023’te 3 bin 500 dekara taşındı. Pelemirin ekim alanı bu yıl 35 bin dekara ulaşırken, üretimdeki çiftçi sayısı da arttı. Bu yıl 237 üreticiyle sözleşmeli üretim yapılırken, son 5 yılda yaklaşık 400 çiftçinin pelemir üretimine yöneldiği belirtildi.

Düşük girdi maliyeti ve az su, gübre ve ilaç ihtiyacı nedeniyle öne çıkan pelemirin, yerli biyoyakıt üretimine ham madde sağlamasının yanı sıra sürdürülebilir tarıma katkıda bulunması hedefleniyor.

“Ham madde ihtiyacına çözüm olabilir”

Biyoyakıt Sanayi Derneği ve DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı, AA muhabirine, biyoyakıt tüketimindeki artışın ham madde ihtiyacını beraberinde getirdiğini, biyoyakıt için dünyada denenen bitkileri Türkiye’nin 7 bölgesinde test ettiklerini ve pelemir bitkisini fark ettiklerini anlattı.

Pelemirin düşük girdi maliyetiyle biyoyakıt ham maddesi olarak öne çıktığını belirten Borovalı, “Her yıl biraz daha fazla üretimi artırarak, tanıtarak ve tohum üzerinde de bir parça iyileştirmeler yaparak bugün küçümsenmeyecek bir rakamda Türkiye’de bir üretimi başardık.” dedi.

“Yakıt için hava yollarından da ilgi doğdu”

Pelemir yağının kara, deniz ve hava ulaşımında kullanılan biyoyakıtlar için uygun asit profiline sahip olduğuna ve bu özelliğiyle önemli bir potansiyel sunduğuna dikkati çeken Borovalı, şunları kaydetti:

“Bizim için mücadele alanı, pelemiri mümkün olduğu kadar makul maliyetlerle ürettirebilmek, ekicisine de iyi imkanlar sunmasını sağlamak. Diğer taraftan da Türkiye’deki yağ fabrikalarının kapasitelerini kullanmak, ham madde olarak sektörün kullanımına sunmak. Yağdan geri kalan kısmı da küspe ve yem sanayinin bir girdisi olarak da bunu ithal ikamesi olarak değerlendirebiliyoruz. Pelemir her yönüyle Türkiye ekonomisine, yerel ekonomiye katkı sağlayacak bir tarım ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Son yıllarda sevindirici bir gelişme. Pelemir tohumunu kara yolları, deniz yollarında zaten kullanmayı planlarken ülkemizdeki hava yollarından da bir ilgi doğdu. Bununla ilgili uzun yılları kapsayacak anlaşma içine girmeye başladık. Oradan aldığımız cesaretle biz de ekim alanında bir parça daha cesur adımlar atabiliyoruz.”

Selçuk Borovalı, dünyada yaşanan gelişmelerin ve küreselleşmede ortaya çıkan aksamaların, yerli üretim ile ülkenin kendi kaynaklarının önemini bir kez daha gösterdiğinin altını çizdi.

Borovalı, “Pelemir kullanılacak ham madde karışımı içinde birinci sıraya gelebileceğini düşünüyorum. Sahadan da aldığımız sinyaller bu yönde. Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yaptığımız çalışmalar var. Pelemir üretiminin destekleme kapsamına girmesi çok önemli. Sahada ekicilerimizin bundan memnun ayrılması çok önemli.” ifadesini kullandı.

DB Tarımsal Enerji Tarımsal Enerji Projeler Yöneticisi Nezih Suyaran da Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünde bulunan yarım kilogramlık pelemir tohumunun çoğaltılmasıyla üretim sürecine başladıklarını belirtti.

Suyaran, üreticilerin ilgisinin her geçen yıl arttığını dile getirerek, gelecek yıl 100 bin dekar üretim alanına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.