SAFRANBOLU – Safranbolu’nun betonlaşan dünyasına inat, bir ağacın gölgesini ve meyvesini toplumla paylaşmak isteyen Ahmet Ören, Bağlarbaşı Mahallesi’nde sessiz sedasız bir yeşil devrim gerçekleştiriyor. Belediye tarafından dikilen akasya ağaçlarının yanına kendi bahçesinden getirdiği nar, dut, erik, armut ve kiraz fidanlarını diken Ören, hiçbir karşılık beklemeden bu alanı adeta bir “huzur bahçesi”ne çeviriyor.
“Akasya Sadece Çiçek, Meyve Ağacı İse Can Verir”
Neden meyve ağacı diktiğini samimi bir dille anlatan Ahmet Ören; “Amacım buradaki yeşilliği çoğaltmak. Akasya sadece çiçek veriyor ama meyve ağacı yetişirse bir öğrenci gelir yer, bir börtü böcek karnını doyurur. Kişisel hiçbir menfaatim yok, sadece birilerine bir faydamız dokunsun istiyorum,” diyerek belediyelere de “sadece çam değil, meyve ağacı dikin” çağrısında bulunuyor.
5 Litrelik Bidonlarla Sabır Mesaisi
İlerleyen yaşına rağmen her gün evinden doldurduğu su bidonlarını el arabasına yükleyerek ormanlık alana getiren Ahmet Amca, kurduğu basit damlama sistemiyle fidanlarını hayata bağlıyor. Bidonların altını delerek suyu yavaş yavaş toprakla buluşturan Ören, şimdiden bazı ağaçlardan ilk meyveleri almanın mutluluğunu yaşıyor. Geçen yıl tadına baktıkları dut ve eriklerin lezzetini anlatırken gözleri parlayan Ahmet Amca, “Öğrenciler gelip burada gazetesini okusun, meyvesini yesin; bize yeter” diyor.
“İstanbul’dan Bolu’ya Meyve Ağacı Olsa İki İli Besler”
Türkiye genelindeki belediyecilik anlayışına da bir vatandaş olarak tavsiyede bulunan Ören, yol kenarlarına dikilecek meyve ağaçlarının ekonomik ve sosyal getirisinin çok yüksek olacağını vurguluyor. Kendi imkanlarıyla 35 fidanı toprakla buluşturan Ahmet Amca’nın bu azmi, mahalle sakinleri tarafından da takdirle karşılanıyor.