Modern mimarisi, stratejik konumu ve ticari potansiyeliyle dikkati çeken proje, İstanbul’un dinamik üretim merkezlerinden İkitelli OSB içerisinde yükseliyor.
Çeşitli büyüklüklerde imalathane, ofis, depo ve cadde dükkanlarının yer aldığı proje, sahip olduğu OSB ruhsatı sayesinde bünyesinde gerçekleşecek üretim ve ticari faaliyetler için avantajlar sağlıyor.
Şirketin kendi mülkiyetindeki arsa üzerinde projelendirdiği Nilport İkitelli’nin inşaatının 12 ayda tamamlanarak faaliyete alınması öngörülüyor. Toplam 36 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, çeşitli büyüklüklerde 78 iş yeriyle bölgenin üretim, depolama ve ofis ihtiyaçlarına cevap veren karma kullanım projesi olarak tasarlandı.
İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısı yatırımcılar, iş insanları, çözüm ortakları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar, proje detayları hakkında bilgi alırken, özel ödeme avantajlarını değerlendirme fırsatı buldu.

Toplantıda AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nilport İkitelli projesinin pazarlama ve satışını üstlenen Inverta Kurucu Ortağı Cahit Ertemel, projenin yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil, aynı zamanda bölgenin geleceğine yapılan güçlü bir katkı olduğunu belirtti.
Ertemel, “Nilport İkitelli ile yalnızca modern bir proje geliştirmiyoruz, İstanbul’un üretim, ticaret ve yatırım ekosisteminin merkezinde, gelecek nesillere değer katacak yeni bir yaşam ve iş merkezi oluşturuyoruz. Ülkemizin en önemli OSB’lerinden birinin tam merkezinde, yüksek potansiyele sahip bir değer üretiyoruz.” dedi.
Nilport İkitelli’nin bölgenin öne çıkan lokasyonlarından birinde Nil Yapı güvencesiyle hayata geçirildiğini aktaran Ertemel, projenin cadde mağazaları, sanayi üretim ve depolama alanlarıyla kompleks bir proje olduğuna dikkati çekerek, “Ticaretin ve sanayinin tüm paydaşlarına hitap eden bir proje. Burada oluşacak ve işlerini geliştirecek yeni firmaların, ulaşım avantajından dolayı bölge ekonomisine olumlu etki yapacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ertemel, iş dünyasında önemli faktörlerden birinin hız ve kolay ulaşım olduğunu vurgulayarak, projenin en büyük avantajının OSB içerisinde kalması ve ana arterlere çok yakın mesafede bulunması olduğunu dile getirdi.
Projenin bir kilometre ötesinde Kuzey Marmara Otoyolu, TEM Otoyolu ve Basın Ekspres Yolu’nun olduğunun altını çizen Ertemel, şöyle konuştu:

“İstanbul’un ana arterlerinin tam göbeğinde olan projemiz, sanayicinin, üreticinin kolaylıkla ürünlerini teslim edeceği, ulaştıracağı yollara erişim sağlıyor. Dolayısıyla tavan yükseklikleri 7 metre olan projemiz, bir üretim hattı kurmak ve depolama yapmak için uygun ünitelere sahip. Lokasyonun ulaşım avantajı haricinde, projenin kendi mimarisinden kaynaklı tavan yükseklikleri sayesinde her yere tır ve araç girişi sağlanıyor. Burada uluslararası standartlarda üretilen bir inşaat projesi olduğunu gösteren LEED sertifikası da var. Bunun haricinde dış cephemiz tamamen mimari kaygılarla tasarlandı. Sadece bir sanayi, üretim veya kaba bir inşaat gibi düşünmeden, bu bölgeye de estetik olarak katkı sağlayabileceğine inandığımız bir tasarımla gerçekleştirildi. Burada bir iş yeri sahibi olmak prestij meselesi olacak, bunu hedefledik. Bu ve benzeri birçok avantajın etkisiyle projemizin satışları başarıyla devam edecek.”
Ertemel, etkinliğin amacının hem markayı hem de projeyi tanıtmak olduğunu ve organizasyona katılımı sadece rezervasyonla sağladıklarını da söyledi.