KARABÜK – Karabük 100. Yıl Kültür Merkezi, dün akşam hem edebi bir şölene hem de toplumsal bir kucaklaşmaya ev sahipliği yaptı. Umuda Yolculuk ve Toplumsal Kucaklaşma Derneği tarafından hayata geçirilen ve Karabük Valiliği himayelerinde yürütülen “Komşuluk Rüzgârı” projesi, “Söz Üstadı” Hayati İnanç’ın eşsiz sohbetiyle taçlanan görkemli bir finalle sona erdi.
Gecenin açılış konuşmasını yapan Dernek Başkan Yardımcısı Güray Korkut, derneğin temel felsefesini kadim bir öğütle özetledi: “Eskiler, ‘Önce refik, sonra tarik’ derler. Bizler de 2016 yılında, yüreği memleket sevdasıyla çarpan gençler olarak bu yola çıktık. Bugün bir gençlik hareketi olarak attığımız o ilk adım, Şaban Yılmaz başkanlığında sivil topluma yön veren güçlü bir çınara dönüşme hedefiyle ilerliyor.”
Modern çağın getirdiği bireyselleşmeye karşı sert ama bir o kadar da naif bir eleştiri getiren Korkut, projenin çıkış noktasını şu sözlerle aktardı:
“Bizim bir derdimiz var. Bu toprakların mayasında olan değerlerin zamanın dişlileri arasında kaybolup gitmemesini istiyoruz. Bugün evlerimiz doğalgazla ısınıyor ama ruhlarımız üşüyor kıymetli misafirler! O devasa apartmanlar bedenimizi ısıtsa da ruhumuzu ısıtmıyor. Biz bugün komşunun külüne değil; gülümsemesine, bir tas çorbasına, bir acı kahvesine muhtacız. ‘Komşuluk Rüzgârı’, o soğuk beton blokların arasından ılık ılık esen, selamlaşmayı ve kapı komşusu olma şuurunu yeniden dirilten bir bayraktır.”
Projenin sahadaki somut çıktılarını paylaşan Proje Koordinatörü Dilek Hatıl, çarpıcı bir gerçeğe parmak bastı. Katıl, Eylül 2025’te başlayan yolculukta pilot bölgelerde yaptıkları çalışmalarda, mahalle sakinlerinin %70’inin birbirini tanımadığını gördüklerini ifade ederek; “Anadolu’nun köklü ‘imece’ kültürünü modern hayatla yeniden buluşturmak için yola çıktık” dedi.
Saha çalışmalarının sadece bir etkinlik olmadığını vurgulayan Hatıl, projenin insani dokunuşlarını şu ifadelerle detaylandırdı:
“Kadınlar üretirse toplum güçlenir dedik, mutfak atölyelerinde yöresel lezzetlerle dostluklar kurduk. En kıymetlimiz olan 224 yalnız yaşayan yaşlımızın kapısını ‘komşuluk sıcaklığı’ ile çaldık, hayır dualarını aldık. Özel çocuklarımızla el sanatları atölyesinde ‘üretmekte engel yoktur’ mesajını tüm şehre yaydık. Bu başarı, bir ‘birlik’ ruhunun eseridir. Bugün fiziksel olarak projemiz bitse de, inanıyorum ki Karabük’ün sokaklarında bu rüzgâr dinmeyecek.”
Konuşmaların ardından kürsüye gelen edebiyatçı ve yazar Hayati İnanç, “Gönül Köprülerinin Mimarı” sıfatıyla katılımcıları selamladı. İnanç, klasik edebiyatımızdan ve medeniyet değerlerimizden verdiği örneklerle, komşuluğun sadece coğrafi bir yakınlık değil, bir “gönül yakınlığı” olduğunu vurguladı. Edeb, adap ve muhabbet üzerine kurduğu cümlelerle salonu hıncahınç dolduran vatandaşa unutulmaz bir gece yaşatan İnanç, komşuluk hukukunun toplumsal huzurun anahtarı olduğunu hatırlattı.
Gece, projeye emek veren gönüllülere ve destek veren kamu kurumlarına sunulan teşekkürlerin ardından, çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.