Filistin Kızılayından yapılan açıklamaya göre, Kızılay ekipleri, El-Halil kentindeki Er-Ras bölgesinde yer alan El-Caberi Mahallesi’nde fanatik İsrailliler ve ordunun saldırısında yaralanan 10 kişi ve darbedilen 8 kişiye tıbbi müdahalede bulundu.
Filistin resmi ajansı WAFA ise mermiyle yaralanan iki kişinin 46 ve 60 yaşlarında olduğunu ve darbedilenler arasında ise 66 yaşında bir kadın bulunduğunu aktardı.
El-Halil kentinin doğusundaki Beyt Aynun bölgesinde ise Yahudi yerleşimciler “Zellum” ailesine ait mülklere saldırdı.
Yerel kaynakların AA muhabirine aktardığı bilgiye göre, olayda 20’den fazla Filistinli darbedildi.
İsrail güçlerinin 12 genci gözaltına alarak sorgulanmak üzere yakınlardaki bir yerleşim birimine götürdüğü, Filistinlilerin yaralanmalarına ilişkin ise net bir bilgi alınamadığı belirtildi.
El-Halil’in batısındaki Tarkumiya beldesinde de İsrail askerleri düzenledikleri baskınlarda çok sayıda evde arama yaptı ve Filistinlilere şiddet uyguladı.
Bölgedeki görgü tanıklarının aktardığı bilgiye göre, söz konusu baskınlarda 3 kişi yaralandı.
El-Semu beldesinin doğusundaki Harbet el-Harrabe bölgesinde ise Filistin topraklarını gasbeden onlarca İsrailli alanı basarak Filistinlilere ait bazı evleri kuşatma altına aldı. Saldırgan fanatik Yahudiler, provokatif eylemleriyle bölge halkı arasında gerginliğe yol açtı.
Öte yandan, Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail güçleri El-Halil kentinin kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinin El-Mantara bölgesinde 20 yaşında bir genci, evine baskın düzenleyerek gözaltına aldı.
İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria’da bir haftadan beri kuşatma altında tutulan Kusra beldesindeki evlere su tankerinin ulaşmasını engellediği bildirildi.
Bölgedeki AA muhabirinin yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) 9 Ağustos’tan beri İsrail’in kuşatması altındaki Kusra beldesine gıda maddeleriyle tıbbi malzemeleri ulaştırabildi.
Ancak İsrail güçleri, Kusra beldesinde kuşatma altında tutulan evlere giden su tankerinin geçişine ise izin vermedi.
Bu arada Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya konuşan Kusra Meclis Başkanı Abdulazim Vadi, beldede kuşatma altında tutulan Filistinlilere ait 3 eve su ve elektrik sağlama çabalarının hala sonuç vermediğini söyledi.
Filistinli ve yabancı aktivistler de fanatik İsrailli grupların kuşatması altındaki evlere su ve gıda maddelerini ulaştırma girişimlerinde bulundu ancak İsrail ordusu tarafından engellendi.
Filistin resmi ajansı WAFA’nın yerel kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, Cenin kentinin doğusundaki Kedim yerleşimine prefabrik evler taşımaya başladı.
Kaynaklar, Cenin’in doğu mahallesine bakan yerleşime prefabrik evlerin getirilmesinin, 19 Ağustos’ta İsraillilerin bölgeye yeniden yerleştirilmesi planı kapsamında gerçekleştiğini ifade etti.
Kedim yerleşimi, İsrail’in 2005’te uyguladığı tek taraflı çekilme planı kapsamında boşaltılmıştı. İsrail Başbakanı Ariel Şaron döneminde uygulanan plan kapsamında Gazze Şeridi’ndeki yerleşimlerin yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki bazı yerleşimlerden de çekilmişti.
İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 12 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, 2005’te boşaltılan Kedim ve Ganim yerleşimlerinin yeniden kurulması amacıyla Cenin’de Filistinlilere ait 26 binanın yıkımına başlandığını duyurmuştu.
İsrail hükümeti, 2025’in sonlarında Batı Şeria’da 19 yerleşimin kurulması veya yeniden düzenlenmesini içeren karar kapsamında Kedim yerleşiminin yeniden kurulmasını onaylamıştı.
İsrail ordusunun Kedim’e prefabrik evler taşıması, Cenin vilayetinde yerleşim faaliyetlerinin, yolların kapatılmasının, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının ve Filistinlilerin hareketlerine ve tarım arazilerine erişimlerine yönelik kısıtlamaların arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ediyor ve İsrail’in buradaki yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuk kapsamında yasa dışı olduğunu belirtiyor.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın başlamasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria’daki saldırılarını artırdı.
Filistin kaynaklarına göre, bu süreçte bölgede en az 1183 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve yaklaşık 25 bin kişi gözaltına alındı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da yaklaşık 750 bin İsrailli, 156 yerleşim ve 360 yasa dışı yerleşim noktasında yaşıyor.
Filistin Duvar ve Yerleşim Direnişi Komisyonunun 6 Temmuz’da yayımladığı rapora göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler bu yılın ilk yarısında Filistinlilere ve mülklerine yönelik 3 bin 488 saldırı gerçekleştirdi.
Filistinliler, söz konusu saldırıların, Birleşmiş Milletlerin ilgili kararları doğrultusunda kurulması öngörülen bağımsız Filistin devletinin önünü tıkayacak şekilde Batı Şeria’nın İsrail’e ilhakına zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.
Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre olay, Doğu Kudüs’ün Silvan beldesinde yaşandı.
İsrail makamları, Filistinli Mamun Salim Şiyuhi’ye ait ev için “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıkım kararı verdi.
Şiyuhi, belediye ekiplerinin yıkımı gerçekleştirmesi halinde ortaya çıkacak yüksek maliyetleri karşılayamayacağı için evini kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldı.
Yaklaşık 2 yıl önce inşa edilen 70 metrekare büyüklüğündeki evde Şiyuhi’nin eşi ve 3 çocuğuyla birlikte yaşadığı aktarıldı.
İsrail yönetiminin 2026’nın başından bu yana Kudüs’te Filistinlilere ait 200’den fazla ev ve yapıyı yıktığı veya sahiplerini bu yapıları yıkmaya zorladığı belirtiliyor.
İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinlilere imar izni konusunda zorluk çıkaran ve yapılan başvuruların tamamına yakınını reddeden İsrail makamları, Filistinlilere ait binlerce evi “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıkma tehdidinde bulunuyor.
İsrail’e bağlı belediyenin söz konusu uygulamasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını vurgulayan Filistinliler, bunu “İsrail’in yıldırma ve şehri Yahudileştirme politikalarının parçası” şeklinde değerlendiriyor.
İsrail belediyesi çoğu zaman yıkım masraflarını da evi yıkılan kişilerden tahsil ediyor.
Filistinliler, İsrail makamlarının yıkım işlemini gerçekleştirmesi halinde kendilerine dayattığı masrafları ödeyemedikleri için zaman zaman evlerini kendi elleriyle yıkmak zorunda kalıyor.