Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan, 9 kişinin ölümüne ve 36 kişinin yaralanmasına yol açan okul saldırıları, Türkiye’deki eğitimdeki şiddet sorununun boyutlarını gözler önüne serdi. Olayların ardından açıklama yapan Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM) Kurucu Genel Başkanı Adem Solak, eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin kritik bir noktaya geldiğini ve bu hızla devam etmesi durumunda Türkiye’nin de ABD’deki okul saldırılarına benzer trajedilerle karşılaşabileceğini belirtti.
Solak, “Bu hızla devam ederse, ABD’de 30 yılda yaşanan okul saldırılarının benzerlerini ülkemizde çok daha kısa sürede görebiliriz. Şiddet artık bu ülkenin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir” dedi. Eğitimdeki şiddetin, toplumsal güvenliği tehdit eder bir noktaya geldiğini vurgulayan Solak, yetkililere daha etkili ve hızlı önlemler alma çağrısı yaptı.
Siverek ve Kahramanmaraş’taki saldırıların ilk olmadığına dikkat çeken öğretmenler ve veliler, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılmasını talep ediyor. Okul çevresinde ve giriş-çıkış noktalarındaki denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini vurgulayan eğitimciler, çocuklarının güvenliğinden endişe ettiklerini belirtti.

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı Mehmet Ali Dim de yaşanan bu üzücü olaylara ilişkin açıklama yaptı. Dim, saldırıların son derece kaygı verici olduğunu belirterek, “Bu tür olayların üzerine kararlılıkla gidilmeli ve toplum olarak ortak bir duruş sergilenmelidir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Dim, okullarda güvenlik ve şiddetle mücadele konularının yeniden kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
Eğitimde yaşanan şiddet olaylarının arttığına dikkat çeken HEGEM ve KGK, toplumun bu konuda ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Okul güvenliğinin, devletin öncelikli sorumluluklarından biri haline gelmesi gerektiği vurgulandı.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylar, eğitimde şiddetle mücadelenin ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösterdi. Hem eğitimcilerin hem de velilerin güvenlik kaygıları artarken, toplumsal bilinç ve sorumluluk, bu sorunun çözülmesinde en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.