Fransa’da olağanüstü seviyedeki kuraklık ve sıcaklıklar yangınlarla mücadeleyi zorlaştırıyor

Fransa’da olağanüstü seviyedeki kuraklık ve sıcaklıklar yangınlarla mücadeleyi zorlaştırıyor
Yayınlama: 31.07.2026
A+
A-

Fransa, tarihinin en büyük yangın sezonuyla karşı karşıya kalırken ülkede olağanüstü kuraklık ve aşırı sıcaklar alevlerle mücadeleyi daha da güçleştiriyor.

Mayıs 2026’dan bu yana bir dizi sıcak hava dalgasının etkisi altına giren Fransa’da haziran ayında sıcaklık ortalaması rekor seviyelere ulaştı. Temmuzdaki sıcak hava dalgası ise ülke tarihinde kaydedilen en uzun üçüncü sıcak hava dalgası oldu.

Ayrıca Fransız ana karasının üçte birinden fazlasında kuraklık da alarm verici seviyelere çıktı.

Avrupa Kuraklık Gözlemevi verilerine göre, temmuzun 2. ve 3. haftasında Fransa ana karasındaki toprakların yüzde 96,5’i kurudu. Üçü hariç tüm vilayetlerde farklı seviyelerde su kısıtlamaları uygulanıyor.

Fransa bir yandan rekor seviyede sıcaklık ve kuraklıklarla mücadele ederken, diğer yandan tarihinin en büyük yangın sezonunu yaşıyor.

Uzmanlar iklim değişikliğinin sonuçlarından olan rekor sıcaklıkların ve kuraklığın yangınların doğrudan nedeni olmasa da mücadeleyi zorlaştırdığını belirtiyor.

Fransa'da orman yangınlarını söndürme çalışmaları sürüyor

[1/7] Fransa’nın Bordeaux kenti yakınlarında itfaiye ekipleri, orman yangınının yeniden alevlenmesini önlemek amacıyla soğutma ve kontrol çalışmalarını sürdürüyor.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Kurumu (CNRS) bünyesinde faaliyet gösteren ve UPPA Üniversitesi’nde iklim ve çevre uzmanı olarak görev yapan Christine Bouisset, ülkede devam eden yangınlara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

“İnsan faaliyetleri yangınların başlıca nedeni”

Bouisset, Fransa’da çıkan 10 yangından 9’unun kasıtlı ya da kasıtsız insan kaynaklı olduğunu, insan kaynaklı nedenlerin de yaklaşık üçte ikisinin günlük aktiviteler, kazalar ve dikkatsizlikle bağlantılı olaylar dahil kasıtlı olmayan eylemlerden oluştuğunu belirtti.

Doğrudan olmasa da iklim değişikliğinin de yangınlar üzerinde etkili olduğunu söyleyen Bouisset, şunları kaydetti:

“Bu alışılmadık orman yangınlarından sorumlu üç ana faktör vardır; yanıcı bitki örtüsünün varlığı, kuraklık ve sıcaklık. İklim değişikliğinin bu faktörlerden ikisini etkilediğini biliyoruz. Bu yıl Fransa’da olağanüstü kuraklık ve sıcaklık yaşandı. İklim değişikliğinin Fransa’da doğrudan yangın riski yaratmadığını ancak durumu kötüleştirdiğini açıkça görüyoruz.”

Bouisset, yangın sezonlarının normal ortalamalara kıyasla artık çok daha erken başladığını ve daha geç sonlandığını, coğrafi olarak çok farklı alanlara yayıldığını dile getirdi.

Gironde’da binlerce hektar alanın yok olduğu yangının “eşi benzeri görülmemiş bir durum” olduğuna işaret eden Bouisset, ülke genelinde bu yıl 116 bin hektar alanın yandığını hatırlatarak, bunun “rekor seviyede” olduğunu vurguladı.

Bouisset, “(Yangınlara ilişkin) Mevcut istatistik sistemi 2006’ya kadar uzanan Avrupa verilerinin kullanımına dayanıyor. Fransa’da daha önce hiç böyle rakamlar görülmemişti. Hatta istatistik tutmaya başladığımızdan beri bu kadar şiddetli bir yangın mevsimi hiç yaşanmamıştı.” dedi.

“Kaynaklar bugünkü yangınlarla mücadele için yeterli değil”

Bununla birlikte yangınların giderek daha şiddetli ve sık hale geldiğine dikkati çeken Bouisset, sadece Fransa’dakiler değil dünya genelinde görülen yangınlarla mücadelede mevcut mücadele araçlarının artık yeterli olmadığını ifade etti.

“Risk önemli ölçüde arttı.” diyen Bouisset, yangınlarla mücadele kaynaklarının süresiz olarak artırılmasının da kalıcı bir çözüm olmadığını değerlendirdi.

Bouisset, “Çünkü bilimsel verilerin gösterdiği gibi yalnızca yangın söndürmeye odaklanırsak, bu çok pahalı hale gelecek. Bir yandan kamu maliyesi için sürdürülemez olacak ve diğer yandan da insan kaynakları, yani itfaiyeciler gerekecek. Bu da sürdürülemez bir sayıda itfaiyeci anlamına geliyor çünkü Fransa’da itfaiyeci bulmak zaten zor, bu nedenle itfaiyeci sayısını süresiz olarak artıramayacağımızı biliyoruz.” diye konuştu.

Bu nedenle yalnızca mücadeleye odaklanmanın “faydalı” bir yaklaşım olmadığı değerlendirmesinde bulunan Bouisset, “Yapılması gereken, tüm olası çözümler üzerinde çalışmak ve sadece kriz anıyla, yangın söndürmeyle sınırlı kalmamak.” ifadesini kullandı.

Fransa’nın yangın politikasına ilişkin ise Bouisset, “teoride çözümlerin bilindiğini ancak bunların uygulanmasında sorunlar yaşandığı” yorumunu yaptı.

Bouisset, “Başka bir deyişle, çözümler biliniyor, araçlar mevcut ancak uygulama sıkıntısı var.” dedi.

Daha büyük yangınlara hazırlıklı olunmalı

Bilimsel verilerin ve iklim değişikliğinin gidişatının, gelecek yıllarda dünya genelinde yangın riskinin artacağına ve yangınların daha yıkıcı hale geleceğine işaret ettiğini aktaran Bouisset, bu yıkımı sınırlandırmanın “yine de bizlere bağlı” olduğunu söyledi.

Yangınların önlenmesi için “mucize bir çözüm olmadığını” belirten Bouisset, mücadelenin tüm çözüm senaryolarının ve araçlarının etkin kullanımıyla güçlendirilebileceğini vurguladı.

Bouisset, “Bu, daha iyi orman yönetimi, arazi kullanımının ve özellikle kentleşmenin daha iyi düzenlenmesi anlamına gelir. Şu anda yangının olduğu Gironde bölgesinin çok güçlü nüfus artışı yaşayan bir bölgede olduğunu görüyoruz. (Yangınlardan) Etkilenen nüfus artık kırsal değil, karar vericiler de dahil olmak üzere kentsel nüfus.” diye konuştu.

Halkın yangınlara karşı bilgilendirilmesi gerektiğinin de altını çizen Bouisset, kamusal farkındalığın bugün Fransa’da büyük ölçüde medya araçlarıyla sağlandığını ancak sahada bölge sakinleri, belediyeler ve hatta yerel seçilmişler arasında eğitim eksikliği olduğunu dile getirdi.

Yalnızca kriz anındaki müdahalenin yangınlara karşı etkin mücadele yöntemi olmadığını belirten Bouisset, “Dolayısıyla çözüm, mümkün olan her aracı, yapılabilecek her şeyi, uzun vadeli önlemler de dahil olmak üzere bir araya getirmektir çünkü yangınlarla mücadele sadece kısa vadeli bir çözümdür ve altta yatan sorunları gidermez.” ifadesini kullandı.

Öte yandan Fransa’da bu yıla kadar görülen yangınların nispeten daha az hasara yol açtığını söyleyen Bouisset, böylesi büyük yangınların ardından yeniden inşa ve mağdurlara destek konusunda da kriz sonrası yönetimin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bouisset, “Yangınlarla yaşamayı öğrenmeliyiz.” dedi.

Yangınlar sonrası ormanların ne kadar sürede eski haline geleceğine ilişkin ise Bouisset, bunun yangının şiddeti ve bitki örtüsü gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğunu ancak doğal bitki örtüsünün kendiliğinden yenilenmesinin yaklaşık 20 yılı bulduğunu aktardı.

Bouisset, Gironde’da binlerce hektar ormanlık alanın yok olduğu yangında neredeyse 40 yaşındaki ağaçların kül olduğunu sözlerine ekledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.