Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Obezite ve diyabet tedavisinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olan GLP-1 reseptör agonistleri, bu kez yaşlanma ve yaşam süresi üzerindeki potansiyel etkileriyle gündemde. Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada, ileri yaştaki dişi farelere uygulanan semaglutid tedavisinin yalnızca kilo ve metabolik parametreleri değil, yaşlanmayla ilişkili biyolojik süreçleri ve yaşam süresini de olumlu yönde etkileyebileceği gösterildi.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Liv Hospital Ulus İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alihan Oral, GLP-1 tedavilerinin kullanım alanlarının giderek genişleyen bir araştırma konusu olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Alihan Oral, “GLP-1 tedavilerini artık yalnızca kilo verdiren veya kan şekerini düzenleyen ilaçlar olarak değerlendirmemek gerekiyor. Son yıllarda kalp, böbrek ve karaciğer gibi farklı organ sistemleri üzerindeki olumlu etkileri konusunda önemli veriler elde edildi. Şimdi ise longevity, yani daha uzun ve sağlıklı yaşam, bu ilaçların araştırıldığı yeni ve oldukça heyecan verici alanlardan biri haline geliyor” dedi.
’’Yaşam süresinde yaklaşık yüzde 12 artış’’
Yaşam süresine dikkat çeken Prof. Dr. Oral, ’’Araştırmada 20 aylık yaşlı dişi farelere semaglutid tedavisi uygulandı. Kontrol grubunda medyan yaşam süresi 742 gün olurken, semaglutid verilen grupta bu süre 834 güne yükseldi. Bu sonuç, yaşam süresinde yaklaşık yüzde 12’lik bir artış anlamına geliyor. Araştırmacılar yalnızca yaşam süresini değil, hayvanların yaşam kalitesini yansıtan çeşitli fizyolojik fonksiyonları da değerlendirdi. Semaglutid verilen farelerde hareket, kas fonksiyonları ve bilişsel performans gibi bazı parametrelerde iyileşmeler gözlendi’’ şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Oral, longevity araştırmalarında yalnızca yaşam süresinin değil, sağlıklı geçirilen yaşam süresinin de önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Buradaki en dikkat çekici noktalardan biri yalnızca daha uzun yaşam değil, sağlıklı geçirilen yaşam süresinin de uzayabileceğine ilişkin bulgular. Longevity yaklaşımında asıl hedefimiz sadece ömre yıllar eklemek değil, bu yılların mümkün olduğunca sağlıklı ve fonksiyonel geçirilmesini sağlamak.”
Prof. Dr. Oral, “Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de semaglutidin bazı biyolojik etkilerinin, yaşlanma araştırmalarında uzun süredir üzerinde durulan kalori kısıtlaması ile benzerlik göstermesi oldu. Kalori kısıtlamasının farklı canlı türlerinde yaşlanma süreçleri üzerinde etkili olabileceğini uzun zamandır biliyoruz. Bu çalışmada semaglutidin bazı benzer moleküler yolları etkilediğinin ve yaşlanmaya bağlı fonksiyon kaybını azaltabileceğinin gösterilmesi, GLP-1 tedavilerinin gelecekte longevity araştırmalarında daha fazla incelenebileceğini düşündürüyor” ifadelerini kullandı.
“Henüz insanlarda ömrü uzattığını söyleyemeyiz”
Bununla birlikte Prof. Dr. Oral, araştırmanın sonuçlarının insanlara doğrudan uyarlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Oral, “Bu çok heyecan verici bir çalışma ancak şu aşamada ‘semaglutid insan ömrünü uzatıyor’ demek bilimsel olarak doğru olmaz. Çünkü araştırma yaşlı dişi farelerde gerçekleştirildi. İnsanlarda yaşlanma sürecini veya yaşam süresini doğrudan değiştirip değiştirmediğini ortaya koyabilmek için uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyacımız var” dedi.
“GLP-1’lerin hikâyesi kilo vermeyle başladı ama orada bitmeyecek”
GLP-1 tedavilerinin gelecekte yalnızca kilo kaybı ve metabolik hastalıklar açısından değil, sağlıklı yaşlanma perspektifinden de değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Alihan Oral sözlerini şöyle tamamladı:
“GLP-1’lerin hikâyesi kilo vermeyle başladı ama görünen o ki orada bitmeyecek. Metabolik sağlık, kalp, böbrek ve karaciğer üzerindeki potansiyel olumlu etkilerinin ardından şimdi sağlıklı yaşlanma ve longevity de araştırmaların gündeminde. Önümüzdeki yıllarda GLP-1 temelli tedavilerin yalnızca ‘kaç kilo verdirdiğini’ değil, insanların ne kadar sağlıklı yaşlanmasına katkı sağlayabileceğini de çok daha fazla konuşacağız.”