Yaş ilerledikçe akciğerler savunmasız kalabilir

Yaş ilerledikçe akciğerler savunmasız kalabilir
Yayınlama: 16.10.2026
A+
A-

İleri yaşla birlikte solunum sisteminde meydana gelen değişimler, akciğer sağlığını ve yaşam kalitesini doğrudan tehdit ediyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, 65 yaş sonrasında solunum sisteminde yaşanan fizyolojik değişimlerin akciğerleri enfeksiyonlara ve kronik hastalıklara açık hale getirdiğini belirterek hayati uyarılarda bulundu.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücudun tüm organlarında olduğu gibi solunum sisteminde de doğal bir yıpranma süreci yaşandığını ifade eden Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, akciğer dokusunun esnekliğinin azalması ve hava keseciklerinin genişlemesiyle gaz değişim kapasitesinin düştüğünü vurguladı. Göğüs kafesindeki kıkırdakların kireçlenmesi, kaburgaların sertleşmesi ve solunum kaslarının güç kaybetmesinin toplam akciğer kapasitesini sınırlandırdığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu durumun yedek solunum gücünü azalttığına dikkat çekti. Yaşlanmayla birlikte hücresel bağışıklık yanıtının da zayıflaması sonucu grip ve zatürre gibi enfeksiyonların akciğer parankimine (akciğerin gaz alışverişini sağlayan işlevsel dokusu) çok daha hızlı yayılarak solunum yetmezliği riskini katlayarak artırdığını dile getirdi.

Yaşlanan akciğerlerde temizleme mekanizması yavaşlıyor

İleri yaşla birlikte göğüs kafesindeki kıkırdakların kireçlenmesi ve kaburgaların sertleşmesi nedeniyle nefes alıp verirken göğsün esnemesinin zorlaştığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, ana solunum kası olan diyaframın güç kaybetmesinin toplam akciğer kapasitesini ve yedek solunum gücünü düşürdüğünü söyledi. Sağlıklı bir akciğerin mikropları mukus ve silia adı verilen tüysü yapılarla temizlediğini hatırlatan Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, “İleri yaşla birlikte bu tüysü yapıların hareketi belirgin şekilde yavaşlar, öksürük refleksi zayıflar, salgılar koyulaşır ve balgamın dışarı atılması zorlaşır. Temizleme mekanizması aksadığı için mikroplar hava yollarına daha kolay tutunur. Gençlerde güçlü kas yapısı ve yüksek akciğer rezervi sayesinde hafif bir istirahatle atlatılabilen basit bir virüs, ileri yaşta sınırlı kapasite ve ek kronik hastalıklarla birleşerek hızla hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebilir” dedi.

Zatürre ileri yaşta her zaman yüksek ateşle gelmiyor

İleri yaştaki bireylerde bağışıklık yanıtının farklılaşması nedeniyle hastalıkların klasik belirtiler göstermeyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, özellikle zatürre tablosunun yanıltıcı seyredebileceğini vurguladı. Yaşlılarda hastalığın her zaman yüksek ateş ve şiddetli öksürükle ortaya çıkmadığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, “İleri yaştaki bireylerde bağışıklık yanıtı farklı olduğu için zatürre her zaman klasik yüksek ateş, şiddetli öksürük ve bol balgamla seyretmeyebilir. Çoğu zaman ani bilinç bulanıklığı, sersemlik, sebepsiz halsizlik, düşme vakalarında artış veya ateş yükselmesi yerine vücut sıcaklığının düşmesi gibi silik belirtilerle ortaya çıkar. Bu gizli belirtiler tanı gecikmelerine neden olabileceğinden, yaşlı bireydeki ani durum değişiklikleri derhal akciğer enfeksiyonu yönünden değerlendirilmelidir” uyarısında bulundu.

Nefes darlığı yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir

Ağır efor gerektiren işlerde hafif nefes nefese kalmanın normal kabul edilebileceğini ancak günlük aktivitelerde görülen zorlanmaların mutlaka araştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, nefes darlığının doğal bir yaşlılık sonucu olmadığını vurguladı. Merdiven çıkarken, düz yolda yürürken veya giyinmek gibi basit işler sırasında yaşanan nefes darlığının tıbbi olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, koruyucu önlemlere ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:

“Sigara hangi yaşta bırakılırsa bırakılsın akciğerdeki enfeksiyon riski düşer ve kan oksijenlenme düzeyi iyileşir. Akciğer sağlığını korumak adına 65 yaş üzeri herkese zatürre ve her yıl sonbaharda grip aşıları önerilmektedir. Bunun yanı sıra düzenli tempolu yürüyüşler yapmak ve bol sıvı tüketmek solunum yollarının temiz kalmasını sağlar.”

Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık; iki haftadan uzun süren öksürük, hırıltılı solunum, balgamda renk değişimi veya yılda ikiden fazla tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonu durumunda vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini kaydetti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.