Dünya genelinde yapay zeka ve teknoloji yatırımlarına ilişkin uzun vadeli iyimserlik varlığını sürdürüyor ancak yapay zeka konusundaki gelişmelerin özellikle istihdam başta olmak üzere insanla iç içe olan alanları domine edebileceği tartışılıyor.
Her geçen gün aşama kaydeden teknolojik değişimle yapay zekanın maliyet düşürücü etkisiyle bazı sektörlerde iş gücünü sınırlandırabileceği konuşuluyor. Bu durum uzun vadede istihdam piyasasına olan etkileri ve ekonomi politikaları tarafından yönetilmesi gereken bir unsur halini alıyor.
İş sahalarında maliyeti azaltarak verimlilik artışı sağlama amacındaki firmalar, yapay zekanın konumlanabileceği alanlardan iş gücünü azaltmayı tercih ediyor.
Özellikle teknoloji sektöründeki dönüşüm göze çarparken, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Amazon ocak ayında 16 bin çalışanını işten çıkardığını doğruladı. Böylece şirket geçen sene başlattığı yaklaşık 30 bin kişiyi işten çıkarma planını tamamladı.
Meta, Salesforce, Microsoft ve Google tarafında da son dönemde yüzlerce kişiyi kapsayan organizasyonel daralma görüldü.
Uluslararası Para Fonu (IMF) raporuna göre, teknolojik gelişme ve enerji dönüşümü küresel iş gücü piyasalarını yeniden şekillendirmeye devam ediyor.
Otomasyon, dijitalleşme ve yapay zeka alanındaki gelişmeler, bazı görevlerin yerine getirilmesinde insanların yerini almakla kalmıyor, aynı zamanda bulut bilişim platformlarını kullanma, verileri görselleştirme veya büyük veri kümelerini işleme ve analiz etme gibi 10 yıl öncesine kadar yaygın olmayan veya hiç bulunmayan yeni becerilere yönelik talep yaratıyor.
Gelişmiş bilgi teknolojilerinden (BT) yeni iş, sosyal, idari ve sağlık alanlarına kadar uzanan bu yeni beceriler, meslekleri, istihdamın bileşimini ve ücretlerin düzeyini ve dağılımını dönüştürüyor.
Bu becerilerin nerede ve nasıl yayıldığını ve çalışanların ve firmaların bu trendlere uyum sağlayıp sağlayamayacağını anlamak, büyümenin sürdürülmesi ve teknolojik ilerlemenin faydalarının geniş çapta paylaşılması ve değişen toplumların tercih ve ihtiyaçlarının karşılanması için kritik öneme sahip görülüyor.
İş gücü piyasasının saha verileri de benzer bir tablo ortaya koyuyor.
Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın iş dünyası üzerindeki etkisinin son dönemde küresel ölçekte en çok tartışılan konulardan biri olduğunu vurguladı.
Microsoft AI’ın CEO’su Mustafa Süleyman’ın yaptığı beyaz yaka rollerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinin de bu tartışmayı daha görünür hale getirdiğini ifade eden Uysal, “Ancak biz konuyu ‘mesleklerin ölümü’ perspektifinden değil, ‘işlerin dönüşümü’ çerçevesinden ele alıyoruz.” dedi.
Uysal, tarih boyunca her büyük teknolojik sıçramanın, sanayi devriminden internete kadar bazı görevleri ortadan kaldırırken, çok daha fazlasını yeniden tanımladığını ve yeni uzmanlık alanları yarattığını belirtti.
Kısa süre önce sosyal medyada yeniden gündem olan, matematik öğretmenlerinin hesap makinesi kullanımına karşı protestosunu gösteren eski haber kupürünün de aslında benzer bir kaygı dönemini hatırlattığını ifade eden Uysal, “Bugün hesap makineleri öğretmenlerin yerini almadı, eğitimi dönüştürdü. Yapay zekayı da aynı tarihsel perspektiften değerlendirmek gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.
Uysal, rutin, tekrarlayan ve veri yoğun işlerin otomasyonla dönüşürken, analitik düşünme, yaratıcılık, problem çözme, empati ve stratejik karar alma gibi insana özgü yetkinliklerin daha da değer kazanacağını bildirdi.
Bugün iş ilanı verilerine bakıldığında da bunun net şekilde görüldüğünün altını çizen Uysal, “Şirketler yalnızca teknik AI becerileri aramıyor, aynı zamanda teknolojiyi iş süreçlerine entegre edebilen, eleştirel düşünebilen ve değişime uyum sağlayabilen profesyonellere yöneliyor. Bu da beyaz yakanın ortadan kalkmadığını, aksine evrildiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Fatih Uysal, iş ilanlarında yer alan pozisyonların birbiri ile birleştiği, daha hibrit rollerin ortaya çıktığı bir döneme girildiğine dikkati çekti.
Bunun güzel bir örneğinin iş ilanlarında bulunduğunu kaydeden Uysal, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Yapay zeka içeren iş ilanları daha önce sadece teknoloji alanında görürken şimdi perakende, sağlık, endüstriyel otomasyon gibi birçok farklı sektörde birçok farklı rolün yapay zeka yetkinliklerini de içerecek şekilde genişlediğine tanık oluyoruz. Bunlara ek olarak örneğin hukuk sektörü, ilanların genel eğilimine kıyasla son 2 yılda belirgin şekilde pozitif ayrışıyor. Hukuk ilanlarının yıllık değişimlerinin genel trende göre 2024’te yaklaşık 28 puan, 2025’te ise 31 puan daha güçlü seyretmesi, bu alandaki talebin yapay zeka ile genişlediğini gösteriyor. Özellikle regülasyon, veri koruma ve yapay zeka yönetişimi gibi yeni uzmanlık alanlarının yükselmesi, hukuk alanının yapay zekayı bir tehditten ziyade çalışma kapasitesini artıran bir araç olarak konumlandırdığını ortaya koyuyor.”
Uysal, bu tabloyu ilan içeriklerinin de doğruladığını vurguladı.
Hukukta yapay zeka ve ilişkili kavramların geçtiği ilanların 2024’te 1,5 kattan fazla arttığını söyleyen Uysal, bu durumun dönüşümün hızının somutlaştığını gösterdiğini aktardı.
Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bununla birlikte finans, pazarlama, insan kaynakları ve operasyon gibi alanlarda da yapay zeka; karar destek sistemleri, veri analizi ve verimlilik artışı sağlayan araçlar olarak konumlanıyor. Bu durum, profesyonellerin zamanını daha katma değerli işlere ayırmasına olanak tanıyor. Yani mesele insanın yerini almak değil, insanın kapasitesini artırmak. Elbette bazı rollerin kapsamı daralacak, bazı yetkinlikler önemini yitirecek. Ancak yeni hibrit pozisyonların, teknoloji ile iş bilgisi arasında köprü kuran rollerin ve veri okuryazarlığı yüksek profesyonellerin yükselişine tanıklık ediyoruz. İş gücü piyasasında asıl belirleyici olan hızla değişen yetkinlik ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmek olacak.”