Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2001’de mezun olan Daş, 2008’de Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde genel cerrahi uzmanlığını tamamladı.
Kurucu başhekimliğini üstlendiği Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Yanık Merkezi Sorumlusu olarak görev yapan Daş, Sağlık Bakanlığınca Türkiye’nin ilk Deri Bankası ve Doku Laboratuvarının geçen yıl kentte açılmasına öncülük etti.
Daş, bağışla alınan insan derilerinin işlenerek 2 ila 5 yıl saklanabildiği, vücudunda ağır yanık oluşan hastalara da deri bankasından alınan derinin nakledildiği laboratuvardaki çalışmaları dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun katıldığı 14 Mart Tıp Bayramı programında “yılın hekimi” ödülüne layık görüldü.
Devletler için savaş, afet ve toplu yaralanmalar gibi durumlarda stratejik önem arz eden laboratuvarın ardından projelerini sürdüren Daş, insanların kendi doku ve hücrelerinden deri üretilebilecek bir merkez kurmayı hedefliyor.

Prof. Dr. Daş, AA muhabirine, ödül almanın kendisi ve ekibi adına gurur verici olduğunu söyledi.
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Merkezinde görevini sürdürdüğünü dile getiren Daş, “Merkezimiz, Türkiye’nin önemli yanık merkezlerinden biridir. Özellikle Suriye savaşı sırasında o bölgeden gelen yanık hastaları ile Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’dan gelen hastalarımız burada tedavi gördü.” dedi.
Daş, merkezin, Deri Bankası ve Doku Laboratuvarı ile büyük bir kompleks haline geldiğini anlattı.
Laboratuvarın, sayılı ülkelerde bulunduğuna dikkati çeken Daş, şöyle konuştu:
“Deri bankası donörlerden, vericilerden ve bağışçılardan alınan derilerin işlenip saklandığı ve stoklandığı bir merkez. Bunlar özellikle ağır yanıkların tedavisinde kullanılıyor. Acil durumda yanık yaralarının kapatılabilmesi için deri gerekiyor. İnsanlar, yanık olaylarında derilerinin büyük kısmını kaybettikleri için hazır deri olması çok kritik önem taşıyor. Bu derilerin stoklanması, saklanması ve lazım olduğunda sadece kendi merkezimizde değil Türkiye genelinde ihtiyaç duyulan yerlere ulaştırılabilmesi için önemli bir merkezdir.”

Prof. Dr. Daş, ülke çapında fark yaratacak projelere imza atmak istediğini belirterek, “Hayallerimiz arasında hücre merkezini de kurmak var. İnsanlara kendi doku ve hücrelerinden deri üretmek ve bunları hemen onların kullanımına sunabilmek istiyoruz. Gelişen dünyada moleküler ve hücresel düzeyde cerrahi tedavi yöntemleri de gelişiyor. Yeni alanlarda biraz fark yaratabilmek ve bunları ülkemize kazandırabilmek hayalim.” ifadelerini kullandı.
Ekip çalışmasına değer verdiğini vurgulayan Daş, “Aldığımız bu ödül, deri bankamızın kuruluşundaki emeklerimiz için verildi. Emeklerimizin birileri tarafından görülmesini ve takdir edilmesini görmekten, takip edildiğimizi hissetmekten heyecanlandık ve mutlu olduk. Bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onlarla birlikte bu yolda yürümeye devam edeceğiz.” diye konuştu.