Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bayram, AA muhabirine depolama teknolojileri ve bu alandaki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin yeni teknolojilere hızla uyum sağladığını söyledi.
Batarya hücresi üretiminde Çin’in düşük maliyetli üretim avantajı nedeniyle güçlü bir paya sahip olduğunu belirten Bayram, buna karşın bu sektörde diğer ülkelerin değer katabileceği pek çok alan bulunduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin bataryanın piyasaya sürülmesine kadar geçen süreçte tüketicilere esnek çözümler sunabildiğini vurgulayan Bayram, şu ifadeleri kullandı:
“Metal sanayimiz, kablo, trafo, orta gerilim ekipmanları üretimi gibi artılarımız var. Mevcut altyapı ve istihdam olanaklarımızla Avrupa’nın ve bölge ülkelerinin bir merkezi olma durumumuz devam ediyor. Bu sektörde bir ekosistem var. Gelecek yıl Türkiye’de 1500 megavatsaatlik batarya kapasitesi devreye girecek. Bunun 300 megavatsaati 2026’nın ilk yarısına kadar devreye girecek.”
Bayram, batarya teknolojilerinde dijitalleşme ve yazılım tarafının katma değeri ciddi şekilde artırdığını anlattı.
Türkiye’nin yazılımdaki başarısının ihracat fırsatları yaratabileceğini dile getiren Bayram, şunları kaydetti:
“Donanımda Çinlilerle rekabet etmek kolay değil veya imkansız diyebiliriz. Türkiye’de enerji tarafındaki teknolojimiz, yazılım ve mühendislik kabiliyetimiz ve piyasamız gelişmiş durumda, Avrupa’ya kıyasla iyi bir durumdayız. Bu piyasa içinde depolama yeni bir oyuncu. 3 Aralık’ta Ankara’da EDEDER tarafından 2. kez Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi düzenlenecek. Yerli yabancı tüm piyasa katılımcıları ile bu sektörü konuşacağız.”
Bayram, elektrik depolama sistemleriyle Türkiye’nin başka ülkelerin elektrik havuzlarına ihtiyaç duymadan bağımsız bir ada sistemi gibi yönetilebileceğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bunun için de yaklaşık 5 gigavatlık bir batarya sistemine ihtiyacımız olduğu hesaplanmıştı. Yeni kurulacak rüzgar ve güneş santralleri ile bu artabilir ve hedeflenen 35 gigavatın, 15 gigavatı kurulduğunda Türkiye, başka bir ülkeye bağlantısı olmadan bir ada gibi üretim ve tüketim anlamında işletebileceğini düşünüyoruz. Bu, stratejik bir yatırım.”
EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya da batarya depolama sistemlerinin 2-3 yıl içinde Türkiye’nin 81 ilinde yaygınlaşacağını belirtti.
Enerji depolama sistemlerinin ağırlıklı olarak rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yanında kurulacağını söyleyen Kaya, “Elektriğe talebin az ancak elektrik arzının çok olduğu saatlerde depolanmış elektrik piyasayı ve hatları koruyacak. Yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetinin sıfır, dolayısıyla depolama enerjisi cazip bulunuyor.” diye konuştu.
Bir gigavat elektrik depolama sisteminin maliyetinin, kurulduğu güneş veya rüzgar santraline göre değiştiğine dikkati çeken Kaya, depolama sistemlerinin enerji dönüşümünde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Öte yandan, “Bölgenin Batarya Üssü: Türkiye” mottosuyla 3 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek 2. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’nde, depolama teknolojilerinin geleceği ve Türkiye’de sektörün gelişimine ilişkin başlıklar ele alınacak.