Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Kapsamında Karabük’te AK Parti Zirvesi

Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Kapsamında Karabük’te AK Parti Zirvesi
Yayınlama: 24.09.2026
Düzenleme: 24.09.2026 14:56
A+
A-

AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında Karabük’te düzenlenen programda vatandaşlarla buluşacaklarını belirterek, kentte gerçekleştirilecek saha çalışmaları ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında Karabük’e geldi. AK Parti Karabük İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programa Güler’in yanı sıra MKYK Üyesi Prof. Dr. Hülya Terzioğlu, Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Yortan Belediye Başkanı Yılmaz Tirkayi, Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin ve İl Özel İdare Meclis Başkanı Ahmet Okan Kirman ile çok sayıda parti yöneticisi ve teşkilat mensubu katıldı.

Güler: “Karabük’ün bir fotoğrafını çekmiş olacağız”

Toplantıda konuşan TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise Karabük’te bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında vatandaş, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geleceklerini söyledi.

Güler, şöyle konuştu:

Emeğin ve alın terinin şehri Karabük’te olmaktan çok büyük memnuniyet duyuyorum. İnşallah milletvekili arkadaşlarımız da Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarımızla beraber hem merkezde Karabük ilçe merkezinde merkezde hem de altı ilçemizde inşallah Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları kapsamında sahada olacağız.

Vatandaşlarımızı dinleyeceğiz, esnafımızı dinleyeceğiz. Sivil toplum örgütlerimizi temsilcilerini dinleyeceğiz. Şehit ailelerimizi, gazi ailelerimizi ziyaret edeceğiz. Partimize yeni katılan üyelerimizi ziyaret edeceğiz. Hülasa Karabük’ün bir partimiz açısından, bizler açısından bir fotoğrafını çekmiş olacağız. Ve elde ettiğimiz bu bilgiler, bize iletilen görüşler, öneriler, beklentiler, varsa şikayetler elbette ki bizim hazırlayacağımız raporlarımızda yer alacaktır. Ve genel merkez teşkilat başkanlığımıza arz edilecektir.”

Güler, Türkiye genelinde sürdürülen saha çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:

Tabii şu anda bizler Karabük’teyiz. Ben iki gün önce yine bu programlar kapsamında Gaziantep’teyim. Yine orada da birçok noktada ziyaretlerimiz oldu. Vatandaşlarımızı dinledik dediğimiz gibi. Esnafımızı dinledik. Sanayicimizi, ticaret erbabını dinledik. Sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini dinledik. Ve iki gün sonra da bugün de Karabük’teyiz. Yine bizim gibi genel başkan yardımcılarımızın, bakanların başka illerde de şu anda devam eden programları var.

Değerli arkadaşlar, değerli basın mensupları. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam ettirdiğimiz çalışmalarımızda aslında siyasi partiler arasındaki bir kıyaslama örnekleme olsa AK Parti’nin yeri, konumu, çalışma prensipleri bambaşka.

Bizler her yıl bu kapsamda, yine geçen yıllarda da farklı illerde yine Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları kapsamında birçok noktada çalışmalarımız oldu. Ben geçen yıllarda Kars iline gittim, Amasya’ya gittim, Malatya’ya gittim. Yine seçim bölgem Sivas’tı. Şimdi de bu dönemde yine seçim bölgem Sivas olmak üzere, Gaziantep’te ve bugün Karabük, hafta sonu İstanbul.

Yani birçok noktada AK Parti 86 milyon aziz milletimizin doğrudan temasta, göz göze, birebir. Kendisine iletmek istediği, kendisini bu manada beklentilerini bizzat doğrudan milletvekiline sunacağı, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesine sunacağı veya bakanımıza sunacağı veya grup başkan olarak, grup başkan vekili olarak bizlere sunacağı bir ortam içerisinde çalışıyoruz. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızın dediğimiz gibi bu prensipleri ve beklentileri noktasında bu çalışmaları sürdürüyoruz.”

“Biz vatandaşlarımızla göz göze birebir edeceğiz”

Güler, vatandaşlarla doğrudan temasın önemine vurgu yaparak şöyle devam etti:

Sayın Cumhurbaşkanımız en sonki yaptığı grup toplantısında şöyle bir ifade kullanmıştı. Ne kadar algı çalışması yapılırsa yapılsın, sosyal medyada ne kadar boyalı veya makyajlı algı yönetimine yönelik olarak, gerçeklerden uzak, samimiyetten uzak, propaganda yapılırsa yapılsın. Biz vatandaşlarımızla aziz milletimiz göz göze birebir edeceğiz, onları dinleyeceğiz. Bunların sofralarına oturacağız. Gönül dünyalarına hitap edeceğiz.

Ha bizim eksiğimiz var mı? Var. Her şeyi dört dörtlük yapıyoruz. Muazzam bir iklimde çalışıyoruz diyemeyiz. Elbette eksiğimiz var. Elbette hem ekonomik imkanlar açısından, hem de diğer altyapı ve üstyapı, üstyapı yatırımları aslında bütçe imkanlarının sorunları açısından elbette eksiğimiz olabilir.

Ama şunu samimiyetle söyleyebiliriz arkadaşlar. AK Parti’den önceki Türkiye ile şu andaki Türkiye’yi her alanda ama sadece tek başına bir sağlık sisteminden bahsetmiyorum. Veya ulaşımdan bahsetmiyorum. Her alanda diyoruz. Belki bunları üst üste koyduğumuzda elli başlıkla kıyaslayın. 2003 Kasım 2002 öncesiyle sonraki dönemde bu dönem arasındaki farkların böyle kıyaslanabilir ötesinde olduğunu göreceksiniz. Çok ötesinde olduğunu göreceksiniz.

Bakın 3 Kasım 2002 öncesinde değerli arkadaşlar, değerli basın mensupları. Türkiye’nin ürettiği o zamanki nüfusumuz yaklaşık 67 milyon civarında. Bir yılda ürettiği gayri milli hasıla yaklaşık 235 milyar dolar. Bakın şu anda Türkiye 86 milyon aziz milletimizin her bir bireyinin katkı sağladığı, ürettiği bir potansiyel 1,6 trilyon dolara çıkmış durumda.

Bakın bu muazzam bir kapasite artışıdır. Sadece ekonomik büyüklükte mi? Eğitim sistemimizde, sağlık sistemimizde, ulaşımda, yüksek teknolojiye erişim ve kullanımda, sanayinde. Artık dünya belli noktalarda bize gıptayla bakıyor.”

“Terörsüz Türkiye hedefi noktasında bir çalışma yürütüyoruz”

Güler, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefi ve TBMM’de yapılan yasal düzenlemeye de değindi:

“Bakın değerli arkadaşlar biz bunları yaparken aynı zamanda da hem Türkiye içerisinde hem de bölgemizde en son milletvekillerimizin büyük desteğiyle çalışmasıyla bir kanun çıkarttık ve tatile girdik. O da milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair bir kanun teklifiydi. Terörsüz Türkiye hedefi noktasında. Aynı zamanda bölgenin de terörden arındırılması ve terörsüz bir bölge olarak hedefine ulaşması aslında bir kanun düzenleme yaptık. Sadece bizleri kendi toplumsal bütünlüğümüzü, güvenliğimizi sağlamak değil. Bölgemizin de güvenliğini, toplumsal bütünlüğünü, yapılarını koruma adına da bir çalışma yürütüyoruz.”

Dünya gündemine ilişkin değerlendirmeler

Güler, dünyada yaşanan savaş ve krizlere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

“Değerli arkadaşlar bakın şu anda dünya çok büyük bir kaosun içerisine doğru sürükleniyor. Kuzeyimizde üç yılın üzerinde devam ediyor. Bakın Rusya ve Ukrayna Savaşı. Bütün yıkıcılığıyla milyonlarca insan yerinden yurdundan edilmiş. Yüz binlerce insan ölmüş. Şehirlerin bütün altyapıları çıkmış. Yani temiz bir suya ulaşma bir gıdaya ulaşma konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Yine güneyimizde katil İsrail’in saldırıları hem Gazze’de hem Refah’ta hem Batı Şeria’da devam ediyor. ABD İsrail organizasyonuyla İran Savaşı. Dünyada tedarik zincirinin kopması, belli ham maddelere ulaşımdaki zorluklar. Enerji fiyatındaki gelgitler, her hafta bir fiyat değişiyor. Peki buna rağmen Türkiye ne yapıyor arkadaşlar? Güvenli bir liman olarak, bölgesinde bir yıl kendiliğinden olmuyor arkadaşlar. O kendiliğinden. Ülkemiz sanki steril bir ortamda yaşamıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, kararlı tutumu, bugüne kadar biriktirdiği tecrübesi bu bizi bu güvenli limanda muhafaza ediyor.”

Güler, Türkiye’nin bölgesel konumuna ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

Bakın Türkiye arkadaşlar bölgesinde yıldız gibi parlıyor derken sözü ve kararı merak ediliyor. Herhangi bir konuda. Türkiye’de diyor. Bakın bu hafta içi Sayın Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap etti. Birleşmiş Milletler’e 194 tane üye ülke var. Bunu yaklaşık 130, 140’ı anca New York’a girebiliyor. Bazıları giremiyor bile. Yasak koyuyor adam.

Batı dediğimiz anlayış. Medeni dediğimiz dünya maalesef şu anda dünyanın en önemli meselelerinde gözlerini kapatmış durumda. Bakın Gazze’de katil İsrail 70 binin üzerinde insanı şehit etti, katletti. Okullar, hastaneler, camiler, kiliseler. Köprüler. Tüm altyapı, dünyanın gözleri önünde açıkça yasa dışı olarak insanlık düşmanı sayıldığı için yasaklanmış bombalarla. Çoluk çocuk, kadın, genç, yaşlı demedim. On binlerce Filistinli kardeşimiz şehit edildi. Yabancı gazeteciler orada yardım hizmeti sunmaya çalışan STK üyeleri, başkanları, Sumud Filosu ve diğer yardım götürmeye çalışan gönüllü insanlar. Hepsi ya öldürüldü, ya derdest edildi. Dünyanın gözü önünde. Güya lafa gelince insan hakları özgürlükler. Bunlardan bahseden batı maalesef tüm kurumlarıyla, tüm yapılarıyla insanda artık hiçbir şey vaat etmiyor.

Peki bu durum böyleyken bunu kim dile getiriyor? Sayın Cumhurbaşkanı bugünkü yaptığı konuşmada söyledi. Dünya beşten büyüktür. Ve daha adil bir dünya mümkün.

Katliamların gözyaşının sadece Türkiye’de değil bölgemizde de dinmesini istiyoruz. Toplumsal barış, dünya barışı, özgürlükler her alanda toplum güvenliği sınır ihlallerinin son bulması, saldırganlıkların son bulması, savaşların sona ermesi noktasında en yüksek perdeden, en yüksek sesle Sayın Cumhurbaşkanımız dile getirmeye çalışıyor.

Ama diğer dünyanın maalesef merkezleri sustu. Ben dedi Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Cumhurbaşkanımız tek başıma da kalsın. Mağdurların, mazlumların dünyanın hangi bölgesinde olursa dini, mezhebi, ırkı, inancı fark etmeksizin onların sesi olmaya, mazlum ve mağdurun yanında durmaya devam edeceğim dedi.

Savunma sanayisi ve belediyelere yönelik değerlendirmeler

Güler, Türkiye’nin savunma sanayisindeki kapasitesine de değinerek, belediyelerin hizmet üretmesi gerektiğini ifade etti.

Çok iddialı sözler söyleyebilirsiniz. Beklentilerin çok yüksek olabilir. Bunun karşısında o yapabilecekleriniz bir kapasiteyle ilgili arkadaşlar. Bir kapasiteniz olacak ki bunu gerçekleştirebilirsiniz. Öyle boş böyle hamasetle, vaatlerle, işte dinliyoruz. Bakın muhalefetin değil mi belediyelerinde yaşadıkları bu kadar yolsuzluk, arsızlık, bütçeyi kötü kullanma, kamu zararı oluşturma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet bu kadar rezilliklerin yaşandığı bir ortamda belediyelerin her türlü hizmetten uzak bir ortamda ki aziz milletimiz, vatandaşlarımızın başımızın üzerinde tercihidir. Kendilerine teslim etmiş bu görevi vermiş.”

Güler, belediye hizmetlerine ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

Ben iyi bir belediyeciyimdir. 2009, 2014 tarihlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinde meclis üyeliği yaptım, hukuk komisyonunun başkanlığı yaptım. Sultangazi ilçe belediyesinin kuruluşunda yer aldı. İyi bir belediyeciyimdir. Az çok görürler. Yazıktır, günahtır yani. Hem Ankara’da hem İzmir’de, hem İstanbul’da. Bu bütçeleri emanet ettiği aziz milletimiz, bu arkadaşlara. Ne oldu? Ne oldu ya? Ailesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Ne yaptınız bu bütçeleri? Kaç kilometre metro yaptın? Kaç kilometre yeni yol açtık? Yeni bir içme suyu barajı mı inşa ettik? Yeni kavşaklar, yollar, parklar, arıtma tesisleri mi yaptın? Yok.

Ne o zaman şimdi? Bol keseden vaatler ne? Her gittiği yerde sallıyor. Onu da yapacağız. Bunu da vereceğiz, halledeceğiz. Neyle?”

“Türkiye beş yüz bin konutu inşa ederek teslim etti”

Güler, 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştirilen çalışmaları da anlattı.

Bakın bu kapasitemizi biz nerede kullandık? 6 Şubat depremlerini yaşadı bu ülke. Büyük bir yıkımdı. Bulgaristan büyüklüğünde devasa bir bölgede on bir ilimizi ilgilendiren, on beş-yirmi milyon arasında vatandaşımızı ilgilendiren bölgede çok büyük felaket yaşadık.

Allah bir daha bu ülkeye öyle bir felaket göstermesin. Elli iki bin insanımızı kaybettik. Yüz binlerce insanımız yaralandı. Fakat üç yıl gibi kısa bir sürede Türkiye beş yüz bin konutu inşa ederek sadece konut mu? Hayır. Okullar, hastaneler, kamu binaları, yollar, tüneller, kavşaklar. Hayatın orada normalleşmesi gerekiyordu.

Ben gördüm. Ben orada yıkımı da gördüm. Tüm milletvekili arkadaşlarla beraber Maraş’ı da gördük, Adıyaman’ı da, Hatay’ı da gördük. O yıkımın içindeydik biz. Üçüncü, beşinci gününde biz deprem bölgesindeyiz. Elimizdeki tüm imkanlarımızla beraber paylaşmaya gittik.”

Güler, TOKİ’nin kapasitesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:

“Bakın arkadaşlar ben Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nda dört buçuk yıl görev yaptım. Hukuk müşaviri, başkan danışmanlığı 2015-2016 yıllarında inceleme yaptım. Ya bu Toplu Konut İdaresi Başkanlığının geçmişi nedir? Allah gani gani rahmet eylesin. Rahmetli Turgut Özal 1983 yılında yurt dışında eğitim almış, mimarlık, inşaat mühendisliği alanında yetişmiş gençlerle bu kuruluşu kurmuşlar. 1983 yılında. 2003 yılı AK Parti’ye kadar 20 yıllık dönemde ne kadar konut üretmiştir? Ne kadar bu işte öncü olmuştur? Baktığımızda 41 bin 300 konut ve arsa üretimi yapmış. 20 yılda 41 bin 300 konut. Yılda kaç tane der? 2 bin tane. 2 bin 100 tane konut üreten bir kuruluş. 500 bin konutu kaç yılda yapabilir arkadaşlar? 250. 200 yıllık. Bakın o kuruluş bugün geldiği kapasite saatte 24, 25 bin, 25 saatte, 24, 25, konut üretiyor. Günde 550, 600 konut üretiyor. Yılda 170 bin konut üretiyor. 170 bin. O kapasiteyle siz üç yılda 500 bin konutu ve diğer kurum binalarını inşa ederek teslim edebiliyorsunuz. Kapasiteniz varsa.”

“Karabük’ün daha ileriye taşınması için çalışacağız”

Güler, konuşmasının sonunda Karabük’e ilişkin mesajlar verdi.

Değerli arkadaşlar Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti bu tür Türkiye’ye ne armağan etmiştir? Bir cümleyle ne yapmıştır deseniz arkadaşlar. Sayın Cumhurbaşkanımla beraber Türkiye aziz milletimiz kendi potansiyelinin farkına varmıştır.

Biz anlamayız, biz yapamayız, biz bunu beceremeyiz diyen bir eğitim anlayışıyla yetişmiş bu topluma kendisinin farkına varması, kendi potansiyelini görmesi ve kendi kendine yeter mahiyette fayda sağlaması için, kendine gelmesini sağlıyor.

Biz çalışıyoruz. Her alanda çalışıyoruz. Yapay zeka uygulamalarında, nükleer enerji, güvenli enerji, enerji ağırlık güvenliğinin sağlanması, dijital sistemler, yine eğitim modellemeleri, sağlık sistemini yeniden değişim ve dönüşümü, her alanda 25’inci yılımıza özgü vizyon belgemizi de açıkladık.

Biz çalışıyoruz. Aziz milletimizin geleceği adına, gece gündüz gayret ediyoruz, koşturuyoruz. Bundan sonra da koşturacağız.”

Karabük’e ilişkin mesajlarını sürdüren Güler, şöyle konuştu:

“Biz şu anda arkadaşlar Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Mehmetçiğimizin aldığı görevle beraber 18 ülkede dünya barışına, hem bölgesel istikrara katkı sağlıyoruz. Yani sadece kendi dünyamızda meşgul değiliz. Bölgemizin de istikrarı ve güvenliği açısından ciddi çaba da sarf ediyoruz.

Bizler de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Karabük’ü altı ilçesiyle beraber, ilçesiyle beraber emeğin, iş gücünün, alın terinin özellikle demir çelik, demir çelik sektörünün bir yıldızlığı olan o bölgede altyapısı, üstyapısıyla beraber inşallah daha ileriye taşınması, ekonomik kalkınmanın öncüsü olması, 250 bine hemşehrimizin, Karabüklü vatandaşımızın daha rahat yaşayacağı, hem belediye hizmetleri noktasında, hem diğer kurumlarımızın hizmetleri noktasında, sağlıktan eğitime kadar inşallah elimizden gelen tüm çabayı, gayreti göstereceğiz, gayret edeceğiz.

Milletvekilleri arkadaşlarımızla beraber şunu da açıkça diyebilirim çok net olarak. AK Parti Grup Başkanı olarak milletvekillerimiz hem Cem Bey’e hem Ali Bey’e burada birlikte omuz omuza, hem de Zonguldak milletvekillerimiz, diğer milletvekillerimizle beraber omuz omuza Meclis’te çalışıyoruz, gayret ediyoruz.

Karabüklü hemşehrilerimiz çok iyi bilsin. Hem Cem vekilimizle, hem il başkanımızla beraber, hem Ali Bey’le beraber. Kadın kolları, genç kolları beraber. Biz onların yanındayız. Omuz omuzayız. Ne ihtiyaçları varsa da Meclis’te biz onlarla beraber yol yürümeye devam ediyoruz.

Bu güvenceyle Karabük’te kapımız açık. Her bir hemşehrimiz il başkanımıza ulaşsın. Bana ulaşmış gibidir. Cem Bey’e ulaşsın. Bana ulaşmış gibi biz gibidir. Ali vekilimiz uğraşsın. Kadın kollarımızla Bahar Hanım’la hiç önemli değil. Bana ulaşmış gibi sayarız.”

İlçelerde eş zamanlı ziyaretler gerçekleştirildi

Basın toplantısının ardından Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Karabük’ün ilçelerinde de ziyaret programları gerçekleştirildi.

MKYK Üyesi Prof. Dr. Hülya Terzioğlu Safranbolu’da, Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt Eskipazar’da, Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı Yenice’de, Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek Eflani’de, Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı ise Ovacık’ta çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi.

Programlarda vatandaşlar, esnaf, sivil toplum kuruluşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelinerek görüş, öneri ve taleplerin dinlenmesi amaçlandı.

Karabük merkezde ise Abdullah Güler’in katılımıyla esnaf, hane ve şehit ailesi ziyaretlerinin yanı sıra STK buluşmalarının gerçekleştirilmesi planlandı.

Programların ardından teşkilat tarafından elde edilen görüş ve taleplerin raporlaştırılarak Genel Merkez Teşkilat Başkanlığına sunulacağı belirtildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.