Ailesi tarafından götürüldüğü hastanede hemoglobin değerlerinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan 3 yaşındaki Kadir Çakır, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Muş’tan sevk edildiği Ankara Bilkent Şehir Hastanesindeki tedaviyle sağlığına kavuştu.
Halsizlik ve solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine ailesi tarafından Muş Devlet Hastanesine götürülen 3 yaşındaki Çakır, burada yapılan tetkiklerde kırmızı kan değerlerinin düşük olması sebebiyle yoğun bakıma alındı.
Yapılan tetkiklerin ardından hemolitik anemi teşhisi konulan Çakır, hastanede hematoloji bölümü bulunmaması nedeniyle ileri tedavi için Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi.

Ankara’da hemolitik anemiye yönelik tedavisi uygulanan minik hasta yeniden ayağa kalktı.
Yaşadıkları süreci AA muhabirine anlatan baba Muhammed Çakır, oğlunda halsizlik ve yorgunluk bulunduğunu, kısa süreli uyanmaların ardından yeniden uykuya daldığını söyledi.

Vakit kaybetmeden hastaneye başvurduklarını ifade eden baba Çakır, yapılan tetkiklerde çocuğunda kan değerinin düşük olduğunun belirtildiğini ve kan kanseri olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini söyledi.
Baba Çakır, kara yoluyla ulaşımın zorlu olmasından dolayı çocuğunun ambulans uçakla yaklaşık bir saat içinde Ankara’ya ulaştırıldığını ifade ederek, “Allah devletimizden razı olsun. Cumhurbaşkanı’mıza, Sağlık Bakanlığına bize uçak ambulans olanağı sağladığı için minnettarım.” dedi.

Tedavi sürecinin ardından çocuğunun sağlığına kavuştuğunu belirten baba Çakır, “Çocuğum yataktan kalkamıyordu, buraya geldi maşallah şimdi ayaklandı çok şükür. Kilo da aldı, yürüyor, koşuyor.” ifadelerini kullandı.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, Muş Devlet Hastanesinde yapılan değerlendirmelerde, hemoglobin değerinin 4 olarak ölçüldüğünü belirterek, çocuklarda normalde 10-12 civarında olması gereken bu değerin çok düşük olması nedeniyle hastanın yoğun bakıma alındığını söyledi.

Muş’taki hastanede hematoloji birimi bulunmaması nedeniyle sevk kararı alındığını aktaran Bozkaya, bu süreçte kan değeri düşük olduğu için hastaya kan verildiğini ifade etti.
Bozkaya, uygulanan tedaviyle kan hücrelerindeki yıkımın durdurulduğunu ve değerlerin zamanla yükselmeye başladığını, yoğun bakım ihtiyacının ortadan kalkmasının ardından hastanın iki gün sonra servise alındığını kaydetti.
Hemolitik aneminin çocukluk çağında nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Bozkaya, bazı durumlarda enfeksiyon hastalıklarının ardından veya immün yetmezliği nedeniyle vücudun kendi hücrelerine savaş açabildiğini ve hastalığın ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hastalığın belirtilerine de değinen Bozkaya, şöyle devam etti:
“Bütün otoimmün kan hastalıklarında etkilenen hücreler dalak ve karaciğer tarafından yıkılmakta. Hemolitik anemide kırmızı kan hücrelerimiz, eritrositlerimiz yıkılmakta. Bunlar da bizim vücudumuz için gerekli olan oksijeni taşıyan hücrelerdir. Bunların hızlı düşmesine bağlı olarak solukluk ve yıkıma bağlı olarak sarılık artışı olup göz beyazlıklarında sararmalar ortaya çıkabilir. Karaciğer ve dalak büyümesine bağlı olarak karın şişliği aniden ortaya çıkabilir. Bazı türlerinde ise idrarın rengi koyu olabilir. Bu tür belirtilerde mutlaka doktora başvurularak kan tetkiklerinin yapılması gerekir.”
Erken tanı ve tedavinin önemine işaret eden Bozkaya, müdahale edilmediği takdirde hastalığın solunum yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi tablolara yol açabileceğini kaydetti.

Bozkaya, hastanın mevcut durumuna ilişkin, “Hastamızın hemoglobin değeri 8,5’e ulaştı. Şu an sağlık durumu gayet iyi, yorgunluk, solukluk ve sarılık gibi bulguların hepsi azaldı. Yerinde durmuyor, yemeğini yiyor ve cıvıl cıvıl konuşuyor.” dedi.