Marmara Depreminin 27. Yılında Ortak Açıklama: “Deprem Riski Biliniyor Ancak Yapı Stoku Hâlâ Belirsiz!”

Marmara Depreminin 27. Yılında Ortak Açıklama: “Deprem Riski Biliniyor Ancak Yapı Stoku Hâlâ Belirsiz!”
Yayınlama: 17.08.2026
Düzenleme: 17.08.2026 16:23
A+
A-

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve Makina Mühendisleri Odası Karabük İl Temsilcilikleri, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye’deki yapı stokunun durumunun tam olarak bilinemediğine dikkat çekildi.

TMMOB’a bağlı meslek odalarının Karabük temsilcilikleri tarafından yayımlanan metinde, 17 Ağustos depreminde hayatını kaybeden vatandaşlar anılarak Türkiye’nin deprem gerçeği ve yapı stoku envanteri eksikliği masaya yatırıldı.

“6 Milyon Riskli Bağımsız Bölüm Var Ama Hangileri Bilmiyoruz”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine atıfta bulunulan açıklamada, Türkiye genelindeki yaklaşık 36 milyon bağımsız bölümün 6 milyonunun risk altında olduğu ve 2 milyonunun acil dönüştürülmesi gerektiği hatırlatıldı. İstanbul’da ise 600 bini çok riskli olmak üzere 1,5 milyon konutun dönüşüm beklediği vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na göre; 2012 yılından 2025 sonuna kadar geçen 13 yıllık süreçte 319 bin 551 binada (1,27 milyon bağımsız bölüm) risk tespiti yapıldığı, 291 bin 144 binanın (1,08 milyon bağımsız bölüm) yıkıldığı ifade edildi. 13 yılda dönüştürülen miktarın, mevcut riskli yapı tahmininin yalnızca 6’da biri kaldığına dikkat çekildi.

“Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi Derhal Kurulmalı”

1999 sonrasında hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nda yapı stoku envanterinin 2017’ye kadar tamamlanmasının öngörüldüğü ancak 2026 yılına gelinmesine rağmen hâlâ kamuoyuna açık bütüncül bir envanterin bulunmadığı belirtildi.

Meslek odaları yetkilileri, çözüm için yapılması gereken 7 acil maddelik önerilerini şu şekilde sıraladı:

  • Şeffaf Yapı Envanteri: Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel ve kamuya açık bir envanter derhal oluşturulmalıdır.
  • Bilgi Sistemi: Yapıların risk durumlarını izlemek için Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulmalıdır.
  • Risk Odaklı Önceliklendirme: Müdahale süreçleri rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak kent ve bölge ölçeğinde, risk büyüklüğüne göre önceliklendirilmelidir.
  • Dar Gelirli Vatandaşa Destek: Güçlendirme ve yenileme süreçleri için dar gelirli yurttaşlara erişilebilir kamu kaynakları sağlanmalıdır.
  • Periyodik Teknik Kontrol: Binaların kullanım sürecinde (kolon kesilmesi, tadilat, kaçak kat vb.) güvenliğini izleyecek periyodik yapı kontrolü yasal sisteme dönüştürülmelidir.
  • Etkin Yapı Denetimi: Yapı denetimi ticari bir faaliyet olarak değil, kamu hizmeti olarak ele alınmalı; şantiye şefliği etkinleştirilmelidir.
  • Meslek Odalarıyla İş Birliği: Mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi için meslek odalarıyla koordineli hareket edilmelidir.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.