Kış aylarında soğuk havanın etkisiyle cildin ihtiyaçları değişirken, birçok kişi cildi içten destekleyen ürünlere daha fazla ilgi göstermeye başladı.
Uzmanlar, mevsimsel koşulların cilt bariyerini etkileyebildiğine ve besleyici içeriklere yönelimin arttığına dikkati çekiyor. Cilt sağlığını bütüncül bir yaklaşımla korumaya yönelik eğilim, kış aylarında daha belirgin hale geliyor.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Duygu Tüfekçi, kış aylarında düşen hava sıcaklığı nedeniyle rüzgar ve kapalı ortamlardaki kuru ısıtma sistemlerinin hem cilt hem de saç sağlığını doğrudan etkilediğini belirtti.
Yaz döneminde tercih edilen daha hafif formüllerin, yerini kışın yoğun nemlendirici kremlere ve yağ bazlı serumlara bıraktığını dile getiren Tüfekçi, “Kadın tüketicilerde zengin içerikli gece kremleri, dudak ve el bakım ürünleri, kuru saç uçlarını besleyen bakım yağları ve yoğun nem desteği sunan ürünlere ilgi artıyor. Erkek bakımında ise özellikle sakal altı cilt bakım ürünlerinin ve el kremlerinin kullanımında belirgin bir yükseliş gözlemliyoruz.” dedi.
Tüfekçi, kış döneminde cildi içten destekleyici ürünlere yönelimin arttığını, soğuk havanın cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, dökülme ve gerginliğe, saçlarda da elektriklenme ve kırılmaya yol açtığını vurguladı.
Müşterilerinin kış aylarında saçı ve cildi nemlendirerek onaran ürünleri tercih ettiğini kaydeden Tüfekçi, şöyle devam etti:
“Hyalüronik asit, seramid, argan yağı ve pantenol içeren ürünler revaçta. Cilt bakımında yoğun nem sağlayan krem ve serumlar, besleyici maskeler ve bakım yağları tercih edilirken, saç bakımında bağ onarım maskeleri, besleyici saç yağları ve ısı koruyucu ürünlere yönelim arttı. Duş sonrası kullanılan vücut losyonları ve yağlar da nem kaybını önlemede önemli role sahip. Saç bakımında maskeler, yağlar ve serumlar tercih ediliyor.”
Tüfekçi, ultraviyole (UV) ışınlarının mevsim fark etmeksizin cildi etkilemeye devam ettiğini, bu nedenle güneş koruyucu kullanımının yıl boyunca sürdürülmesi tavsiyesinde bulundu.
Duygu Tüfekçi, kış aylarında evde daha fazla zaman geçirilmesinin, tüketicileri bakım rutinlerini kişisel ritüellere dönüştürmeye yönlendirdiğine işaret ederek, “Salgın döneminde yaygınlaşan evde spa alışkanlığı, kışın daha da güç kazanıyor. Maske, peeling, saç bakım kürleri ve aromatik duş ürünleriyle yapılan bakım adımları, hem bedensel hem de zihinsel rahatlama ve denge sağlıyor.” diye konuştu.
Son yılların öne çıkan trendleri arasında “skinifikasyon”un da yer aldığını söyleyen Tüfekçi, “Saç derisini cilt gibi ele alan bu yaklaşım, tüketicileri içerik odaklı saç bakım ürünlerine yönlendiriyor. Böylece sadece nemlendiren şampuanlar değil, hyalüronik asit, glikolik asit, AHA ve BHA içeren vücut ve saç bakım ürünleri de rutinlerde daha fazla yer almaya başlıyor.” değerlendirmesini yaptı.
Tüfekçi, kış dönemindeki bakım alışkanlıklarında rutinlerin daha çok adımlı, bilinçli ve içerik odaklı hale geldiğini, bu durumu müşteri eksenindeki en belirgin değişim olarak gözlemlediklerini dile getirdi.
Retinol, alfa hidroksi asit (AHA) ile beta hidroksi asit (BHA) ve “peeling” gibi güçlü aktif içerikler ve işlemlerin yaz aylarında çok fazla kullanılmadığını ve kış döneminde yeniden bakım rutinlerine dahil edildiğini aktaran Tüfekçi, dudak ve el bakım ürünleri, yoğun nem sunan gece kremleri ve gece maskelerine talebin de belirgin şekilde arttığını ifade etti.
Tüfekçi, sürdürülebilirliğin satış politikalarındaki önemine vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sürdürülebilirlik, tüketici tercihleri açısından artık bir trend yerine temel beklenti haline geldi. Rossmann Türkiye olarak ‘Doğaya Saygılı Güzellik’ anlayışımız doğrultusunda hem formüllerde hem ambalajlarda bu dönüşümü desteklemeye devam ediyoruz. Geri dönüştürülebilir ambalajlar, vegan formüller ve doğal sertifikalı içerikler, özellikle Z kuşağı gibi genç tüketiciler tarafından yüksek bir talep görüyor. Alterra ve Isana Med gibi markalarımızın vegan içerikli ürünleri, bu bilincin hem kadın hem erkek müşteriler arasında giderek yaygınlaştığını gösteriyor.”