Katkı sunmayanın, en azından gölge etmemesi beklenir

Yayınlama: 29.04.2026
Düzenleme: 29.04.2026 18:48
A+
A-

Safranbolu’nun yıllarca kısır kalan Barış Mahallesi son yıllarda olmak üzere gelişmeye devam ederken mahallenin en büyük eksikliklerinden biri olan camii için yapılan yorumları görünce hayret ettim. Allah ıslah etsin.

Barış Mahallesi ki altyapı çalışmaları bittiğinde Bostanbükü ile birleşecek inşaatların başlayacağı bir mahalle. 1 değil 2 camiiye ihtiyacı olacak bir bölge.

Safranbolu İlçe Müftüsü Aydın Bostancı tüm samimiyetiyle Barış Mahallesi’nde temeli atılan Kuba Camii ile ilgili bilgiler vererek camii ile birlikte içinde bulunacak sosyal donatılardan bahsetti. Ayrıca bir tuğla koymak isteyen vatandaşlara da seslenerek ‘Bu hayra ortak olabilirsiniz.’ dedi. Biz de tüm samimiyetimizle bu çağrıyı ulaştıralım istedik.

Görüyorum ki bazıları bir tuğla koymadıkları gibi bilgisizce saldırıyor.  Burası Safranbolu. Burası Diyanet İşleri Başkanlığı değil. Hayra ortak olacaksanız buyrun olun, olmayacaksanız gölge etmeyin.

Faydası Kesintisiz Devam Eden Hayır

Zira bir camiiye, bir okula, bir çeşmeye, bir çocuğa, bir yetime velhasıl şu fani dünyada Allah rızası için yapılan bir yardım, bir destek sizin karşınıza Allah’ın takdiridir ki ebedi dünyada da çıkar. Bu durumu da size Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) üzerinden de örneklemek gerekirse, Allah Resûlü (s.a.v) “İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir. Sadaka-i câriye yani faydası kesintisiz devam eden hayır, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.” diyerek dile getirmiştir.

Faydası kesintisiz devam eden hayır. Bu bilinçle hayra yaklaşmak hayır yapmak gerekir.

Konu Bir Kurum Tartışması Değil; Bir Mahallenin İhtiyacı Meselesidir

“Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi var”, “Cuma çıkışında zaten para toplanıyor” gibi söylemlerle meseleyi indirgemek, burada yaşayan insanların gerçek ihtiyacını görmezden gelmektir. Burası bir kurum tartışması değil; bir mahallenin ihtiyacı meselesidir. Eleştiri elbette olabilir. Fikir ayrılıkları da doğaldır. Ancak ortada somut bir emek, bir ihtiyaç, bir samimiyet varken hiçbir katkı sunmadan yapılan, genellemelerle dolu tepkiler, yapıcı olmaktan uzak bir noktaya savuruyor konuyu. Kızgın olabilirsiniz. Gördüğünüz yanlışlar olabilir, görmediğiniz gerçekler olabilir. Bu kininiz, bu kızgınlığınız Barış Mahallesi’ndeki kardeşlerinize, tanıdıklarınıza mı?

Barış Mahallesi büyüyor. Yarın belki bir değil iki camiye ihtiyaç duyacak bir yerleşimden söz ediyoruz. Bu ihtiyacı görmezden gelmek yerine, katkı sunmak ya da en azından emeğe saygı göstermek daha anlamlı olmaz mı?

“Okul yapılsın” diyenler de var. Yapılmıyor mu? Mesele sadece söylemekle bitmiyor. Aynı çağrı okul için yapılsa, bu kez de başka bir gerekçeyle itiraz edenlerin çıkmayacağını kim garanti edebilir?

Kuba Camii Sosyal Donatılarıyla Barış Mahallesi’ne Hizmet Edecek

Görüyorum ki sırf yorum yapmak için yapanlar da var okumaktan imtina eden. Bu proje kapsamında4-6 yaş  Kuran Kursları olacak. Siz biliyor musunuz ki Safranbolu’da nice aile 4-6 yaş grubu çocuklarını müftülük bünyesindeki Kur’an Kurslarına emanet ediyor. Hem temel eğitim hem de değerler eğitimi açısından bu kurumların önemli bir boşluğu doldurduğu da bir gerçek. Başta ev hanımları olmak üzere kadınlara yönelik Kur’an Kursu olacak. Öğrencilerin vakit geçireceği, ders  çalışacağı, manevi bir atmosferde bulunacağı Diyanet Gençlik Merkezi olacak. Mahalle halkının kullanacağı, iftar vereceği, düğünde nişanda kullanacağı sosyal bir alan olacak.

Hayra Ortak Olmak İsteyen Olur, İstemeyen Olmaz

İnanç, hayır ve toplumsal dayanışma söz konusu olduğunda, meseleye biraz daha derinlikli bakmak gerekir. Yapılan her katkının, atılan her küçük adımın bir karşılığı olduğuna inanan insanlar için bu tür çağrılar sıradan değildir.

Ezanda kulağı olmayanın namazda gözü olmaz derler. Sizin hayırda niyetiniz yok da dilleriniz şerden konuşur. Kimseye zorla bir şey yaptırılmıyor. Hayra ortak olmak isteyen olur, istemeyen olmaz. Ancak katkı sunmayanın, en azından gölge etmemesi beklenir. Çünkü bu mesele sadece bir yapı meselesi değil; bir niyet, bir yaklaşım ve bir toplumsal duruş meselesidir.

Tevbe Suresi 18. Ayetinin meali, “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazını kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah’tan korkup çekinen kimseler imar edebilirler. İşte bunların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.” şeklindedir.

Rabbim doğru yolu bulanlardan ve ayrılmayanlardan olmayı nasip eylesin.

Ayrıca bir yardım yaparken bir tuğla koyarken de şu ayetleri aklımızdan çıkartmayalım.

 Fatır Süresi 38. Ayetinin meaili, “Kuşkusuz Allah göklerin ve yerin sırlarını bilmektedir ve O, kalplerin gizlediklerini de çok iyi bilir.”

Bakara Suresi 195. Ayetinin meaili, “Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever.”

Abece 38-42. Ayetlerinin meaili,”O gün birtakım yüzler parıldar;Güleçtir, müjde almıştır.Birtakım yüzler de o gün toza toprağa bürünmüş;Kapkara kesilmiştir. İşte bunlar inkârcılardır, günahkârlardır.”

Rabbim ıslah eylesin, doğru yoldan ayırmasın, niyetlerimiz hayır eylesin. O gün geldiğinde yüzü gülenlerden olabilmeyi nasip eylesin.

Allah’a emanet olun…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.