
Yakıt emisyonlarının biyolojik modifikasyonla azaltılması ile ilgili 1 yıldır çalışma yürüten akademisyenler, yakıt adaptasyonundan sonra yakıt denemeleri ve motor testleri yaptı.
Testler sonucunda biyolojik modifikasyonun başarılı olduğu, yakıt emisyonlarını düşürdüğü ve yakıt kalitesini yeni seviyeye getirdiği görüldü. Akademisyenler, fosil dizel yakıtta yaptıkları biyolojik modifikasyonla ticari ürün üretmeyi hedefliyor.
Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Samet Uslu, çalışmanın yeni bir yakıt üretimi değil, mevcut yakıtın özelliklerinin iyileştirilmesi olduğunu söyledi.
Uslu, “Motor testleri sonucunda emisyonların azaldığı aynı zamanda da gücün arttığını tespit ettik. Çalışmanın sera gazı etkisinin günden güne arttığı dünyamız için oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Bununla her türlü fosil yakıt, özellikle dizel yakıtlar iyileştirilebilir.” dedi.
Ayrıca, “Yakıt katkı maddesi gibi direkt depoya katılabilen ya da rafinasyon işleminde ek eklenti olarak kullanılabilen ticari ürün geliştirmeyi planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Karabük Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rahman Çalhan, çalışmayla fosil yakıtların emisyon seviyelerini düşürmeyi amaçladıklarını belirtti.
“Günümüzde elektrikli araçlara oldukça yoğun ilgi var ancak milyonlarca araç hala fosil yakıtları kullanıyor. Bu nedenle bu yakıtların çevreye verdikleri zararları azaltmamız gerekiyor.” diyen Çalhan, çalışmanın çevreye ve doğaya katkı sağlayacağını ifade etti.
Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Kocaman ise test ve analiz çalışmalarının devam ettiğini belirterek, Avrupa Birliği ve sivil toplum kuruluşlarının da emisyonların azaltılması için çaba gösterdiğini kaydetti.