Reklamcılık işiyle de uğraşan Selçuk Özalp, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde modern tıp tarihinde hekim, eczacı ve tarihçi olarak bilinen İbnül Cezzar’ın Endülüs’teki cüzzam salgını sırasında yaşadıklarını filme aktarmak istedi.
Senaryosunu da yazdığı filmi çekmek için kaynak bulamayan, yapımcılardan da olumsuz cevap alan Özalp, yapay zeka görsel üretim araçlarının geliştirilmesiyle projeyi kendisi hayata geçirmeye karar verdi.

Özalp, 10 metrekarelik stüdyosunda 1,5 yıl emek vererek, Cezzar’ın cüzzamı iyileştirmek için Endülüs’e gelişini, burada hastalığa yakalananların ‘Cüzzam Adası’ adı verilen karantina bölgesinde ölüme terk edilişini, geliştirdiği tedavi yöntemlerinin bulunduğu kitabını çalan kişinin başarısını üstlenmesi hikayesini filme aktardı.
Selçuk Özalp, filmini kültür merkezleri ve sosyal medya mecralarından vatandaşlara ulaştırmayı, aynı zamanda çeşitli yarışma ve festivallere göndermeyi planlıyor.
Yönetmen Selçuk Özalp, AA muhabirine, pandemi döneminde çocukluğundan beri ilgi duyduğu Müslüman bilim adamlarının hayatlarını okumaya başladığını söyledi.

Pandeminin ardından filmini hayata geçirmeye karar verdiğini anlatan Özalp, bir yapımcıyla görüştüğünü ancak maliyetten dolayı olumsuz cevap aldığını anlattı.
Yapay zeka uygulamalarının gelişmesiyle projeyi kendisinin yapmaya karar verdiğini dile getiren Özalp, şöyle konuştu:
“Bazı oyuncular avatar oldu, bazıları da gerçek. Seslendirmesi de gerçek. İbnül Cezzar karakterini Çağlar arkadaşım seslendirdi, onun sesini çok uygun gördüm. Bazı karakterlerde tamamen yapay zeka avatarla oluşturulmuş karakterler, bunu bilerek yaptım aslında. Yani bazısını gerçek de yapabiliriz, avatar da yapabiliriz, bu şekilde oluşturdum. Bu filmin yapay zeka olmasının nedeni, yapabileceğimi göstermek. Aynı zamanda çok orijinal konular var. Yani mesela imkanı olup da film çekmek isteyenler için yeni nesil yönetmenler için çok iyi bir fırsat. Hatta dünyada kısa film festivalleri olduğu gibi yapay zeka film festivalleri de varmış. Bizim ülkemizde de olur. Neden olmasın?”

Filme başladıktan sonra yapay zeka araçlarının da sürekli geliştirilmesinden dolayı zaman zaman bazı sahneleri yeniden ayarlamak zorunda kaldığını aktaran Özalp, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başladığım dönem yapay zeka uygulamaları bu kadar gelişmiş değildi. Hatta bu benim filmi uzatmama sebep oldu. Tam başlıyorum yeni bir uygulama, yeni bir teknoloji çıkıyor. Bu sefer de ben eski yaptığım sahneleri silmek zorunda kaldım. Tekrar tekrar o sahneleri oluşturdum. Tek bir programla yapmadım, 12 farklı program kullandım. Filmin süresi jenerik dışında 18 dakika. Filmde 8 gerçek oyuncu var, diğerleri avatar oyuncu. Orta Çağ döneminde filmin bir kısmı Tunus’ta, diğer kısmı İspanya’da geçiyor. Gerçek yaşanmış bir hikaye.”
Özalp, projesini başlangıç olarak gördüğünü, kendisini geliştirerek daha iyi senaryolarla devam edeceğini söyledi.
Filmin ana karakteri Cezzar’a sesiyle hayat veren oyuncu ve seslendirme sanatçısı Çağlar Turan ise projede yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu anlattı.

Turan, filmin uzun uğraşlarla yapıldığını vurgulayarak, “Bu proje sinema veya dizi olabilir, çizgi film projesi olabilir. Bu kahramanları ortaya çıkarmak gerekiyor. Ben seslendirirken de etkilendim, senaryodan da etkilendim zaten. Bir oyuncu olarak da çok sanatsal buluyorum.” diye konuştu.