Hoş Geldin Kasım

Yayınlama: 31.10.2026
Düzenleme: 31.10.2026 18:33
A+
A-

Ekim bitti, Kasım kapıda.

Ruhu dinlendiren yağmurlar başladı.

 Ağaçlar yeşilini bırakıyor, bırakacak sarının, kızılın ve hüznün kollarına. Yaprak dökümü başladı, başlayacak.

 Ne tuhaf… Doğanın bile vedalaşmak için bir mevsimi var.

İnsanlar gibi ağaçlar da döküyor yapraklarını. Kimi rüzgârla savruluyor, kimi sessizce toprağa düşüyor. Tıpkı insanın gönlünden düşen insanlar gibi…

İnsanın en zor öğrendiği şey, her şeyin sonsuza kadar sürmeyeceği gerçeği.

Yağmur yağıyor…

Yağmurdan kaçılır mı hiç? Heyhat… Yağmurun altında yürüyen insanlardan, yağmurdan kaçan insanlara dönüştük. Bırak ıslatsın seni, niye kaçarsın ki? Sustursun içinde durmadan konuşan o kalabalığı.

Belki de gökyüzü, söyleyemediklerimizi bizim yerimize döküyordur toprağa. Belki her damla, içimizde biriktirdiğimiz yüklerden birini alıp götürüyordur. Belki her damlada biraz özlem, biraz kırgınlık, biraz da vedalaşamadığımız insanlar vardır. Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz huzur saklıdır yağmurda.

Ah, gece…

Rüzgârın sesi karışıyor ağaçların dallarına. Toprağın o eşsiz kokusu sarıyor dört bir yanı. Dalların ahengi, yağmurun ritmi ve gecenin sessizliği… Sanki doğa, insanın unuttuğu bir şarkıyı yeniden fısıldıyor kulağına.

Dinle biraz.

Her şeyin bir vakti olduğunu söylüyor belki de. Açmanın da, büyümenin de, çiçek vermenin de… Ve elbette yaprak dökmenin de.

Bir ağaç, yapraklarını kaybetti diye ölü sayılmaz. Dallarının çıplak kalması, baharın bir daha uğramayacağı anlamına gelmez. O, görünmeyen bir yerde yeni mevsimine hazırlanır. Dışarıdan bakıldığında eksilirken, içinde yeniden yeşerecek günleri taşır.

Mevsimler değişiyor. Yapraklar düşüyor. Günler kısalıyor, geceler uzuyor. Doğa bile yorulduğu yerden çekiliyor sessizce.

Belki de artık sıra bizdedir.

Ruhumuzu yoran düşüncelerden, kalbimizi ağırlaştıran insanlardan, geçmişin gölgesinde yaşamaktan arınma vakti…

Her sorunun cevabını aramak, bazen insanın kendine verdiği en ağır yüktür.

Belki de bazı şeyleri olduğu yerde bırakmak gerekir. Bir insanı, bir hatırayı, gerçekleşmemiş bir hayali…

Bazı kararlar, insanın kendisine dönüşüdür.

Ama dur…

Bütün bunların arasında bir şeyi unutuyoruz galiba.

Ey insanoğlu, sen bu dünyaya hiç sınanmadan yaşamak için mi geldin?

Bir çiçeğin bile açmak için toprağın karanlığından geçmesi gerekirken sen neden her karanlığın sonunu bir yenilgi sanıyorsun? Peygamberlerin dahi cefa gördüğü bu fani dünyada, senin de incinmen, yorulman, bazen yolunu kaybetmen şaşılacak şey mi?

Mesele hiç düşmemek değil; düştüğünde kime yöneleceğini bilmektir.

Derin bir nefes al. İnsanın herkese anlatamadığı bir hâli, söze dökemediği bir sızısı, kimseye gösteremediği bir tarafı vardır. Kalbini Allah’a aç.

Allah’a açılan kapıyı unutma.

Kimsesiz mi sandın kendini? Yalnız mı sandın?

İnsanlar gider. Dost bildiklerin uzaklaşır. Bir zamanlar seni anladığını düşündüğün insanlar bile bir gün seni anlamayabilir. Fakat bunların hiçbiri, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek için bir sebep değildir.

Kimsesizlerin kimsesi Allah’tır.

Bunu hatırla.

Bazen insan, en çok herkesin sustuğu yerde duyar kendisini Rabbine yaklaştıran sesi.

Hayatın bütün sorularına cevap bulduğun için değil, cevabını bilmediğin sorularla da yaşayabilmeyi öğrendiğin için huzur bulacaksın belki. Her şey istediğin gibi olduğu için değil, her şey istediğin gibi olmadığında da sığınabileceğin bir Rabbin olduğunu bildiğin için huzur bulacaksın.

İnsan, neyi taşıyacağını ve neyi Allah’a emanet edip bırakacağını öğrenmelidir.

Kasım geldi…

Şimdi bırakma vakti.

Gönülden düşeni gönülde zorla tutmama, akılda kalanı usulca uğurlama vakti.

Şimdi kendimize dönme vakti.

Bırak dökülsün yapraklar.

Bırak yağsın yağmurlar.

Bırak geçmiş, ait olduğu mevsimde kalsın.

Çünkü bazen insanın yeniden yeşerebilmesi için önce dökülmesi gerekir.

Ve belki de bu sonbahar, doğanın değil, gereğinden fazla taşıdığımız şeyleri toprağa bırakmayı öğrendiğimiz mevsimdir.

Sonbaharın en güzel tarafı, geride bıraktıklarımız değil; geride bıraktıktan sonra kendimizde yeniden bulduklarımızdır.

Hoş geldin Kasım…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.