Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM), Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) stratejik proje ortaklığıyla yürüttüğü saha araştırmalarının ardından Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı toplumsal risk haritasını açıkladı. 2026 yılının tamamlanmasına henüz beş ay kala yayımlanan veriler, suç ve şiddet olaylarındaki tırmanışın endişe verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Kamuoyuyla paylaşılan bilimsel raporun sahadaki gelişmelerle maalesef doğrulanmaya başladığını ifade eden HEGEM Genel Başkanı Adem Solak, yetkililerin ve ilgili devlet kurumlarının bir an önce harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Daha önce yayımladıkları raporlarda 2026’nın “şiddet ve suç yılı” olacağına dair net öngörülerde bulunduklarını hatırlatan HEGEM Genel Başkanı Adem Solak, tablonun vehametine dikkat çekmek adına çarpıcı bir çıkış yaptı. Solak, “Şiddet ve suç oranlarındaki artış artık vahim bir noktaya ulaştı. Dikkat çekmek ve sesimizi duyurmak için daha ne yapalım? Ankara’nın göbeğinde soyunalım mı?” ifadelerini kullanarak, bu ironik serzenişle amaçlarının umutsuzluk yaratmak değil, devletin ilgili mekanizmalarını ve hazırladıkları projeleri desteklemeye teşvik etmek olduğunu belirtti.
Raporda yer alan resmi verilere göre, Türkiye genelinde yaklaşık 300 bin kişi kapasitesi bulunan ceza infaz kurumlarında, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla 421 bin 583 tutuklu ve hükümlü barındığı açıklandı. 1990 ile 2020 yılları arasında suç oranlarında yüzde 400’lük bir artış grafiği yaşandığına değinen Solak, 2026 yılı itibarıyla bu tarihi eşiğin de üzerine çıkıldığını ve mevcut tablonun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yargı mekanizmasının üzerindeki dosya yüküne de değinen Solak, “Milyonlarca suç dosyası karara bağlansa, bir o kadar kişi daha cezaevine girecek ve cezaevlerinde büyük bir patlama yaşanacaktır” uyarısında bulundu.
HEGEM’in hazırladığı kapsamlı rapor, arkasında ciddi bir bilimsel ve akademik emeği barındırıyor. “2026 Şiddet ve Suç Yılı Olacak” öngörüsünün rastgele bir tahmin olmadığını dile getiren HEGEM yönetimi, çalışmanın detaylarını şu verilerle paylaştı:
Toplumsal şiddetin önlenmesi, sivil arabuluculuk bilincinin yaygınlaştırılması ve insan haklarının korunması amacıyla geçtiğimiz hafta “Türkiye’de Şiddeti Anlama ve Önleme Sorunları” adlı akademik eseri yayımlayan HEGEM, sivil toplum-devlet iş birliğinin altını çizdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Şiddet Araştırma Komisyonlarının, vakfın yıllardır biriktirdiği bilimsel hafızadan yararlanması gerektiğini belirten Adem Solak, “Okul baskınlarının yaşandığı illere ilişkin hazırladığımız özel analizleri, talep edilmesi halinde TBMM Şiddet Araştırma Komisyonu ile paylaşmaya hazırız” diyerek parlamentoya açık iş birliği çağrısında bulundu.