Emtia piyasalarında Warsh değerli metallerdeki satışları tetikledi

Emtia piyasalarında Warsh değerli metallerdeki satışları tetikledi
Yayınlama: 01.02.2026
A+
A-

Trump’ın, Kevin Warsh’ı Fed başkanlığına aday göstereceğini açıklamasının ardından dolar endeksi düşüş bölgesinde kalmayı sürdürse de kayıplarını azaltarak dipten toparlanması, değerli metaller başta olmak emtia piyasalarında satış baskısı oluşturdu.

Emtia piyasalarında tamamlanan haftada ABD’de hükümetin yeniden kapanma ihtimalinin gündemde kalması, jeopolitik riskler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterdiği eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh’ın agresif faiz indirimlerinden kaçınacağına yönelik beklentiler, fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.

Yatırımcıların odağında Fed’in faiz kararı ve ABD iç politikasından gelen mesajlar yer aldı. Piyasalarda ayrıca Rusya-Ukrayna barış sürecine ilişkin beklentiler ile Çin ve Avrupa’dan gelen ekonomik veriler takip edildi.

Fed politika faizini yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit bırakırken, Fed Başkanı Jerome Powell enflasyonun halen yüksek seyrettiğini vurguladı ve faiz indirimi için net bir takvim vermedi.

Toplantıda iki üyenin indirim yönünde oy kullanması dikkati çekerken, 2026 yılına ilişkin projeksiyonların daha temkinli bir indirime işaret etmesi, faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini destekledi.

Warsh, emtia piyasalarını baskıladı

Trump’ın, şahin duruşuyla bilinen Warsh’ı Fed başkanlığına aday göstereceğini açıklamasının ardından dolar endeksinin düşüş bölgesinde kalmayı sürdürse de kayıplarını azaltarak dipten toparlanması, değerli metaller başta olmak emtia piyasalarında satış baskısı oluşturdu.

Warsh’ı uzun zamandır tanıdığına işaret eden Trump, “Onun tarihe en büyük Fed başkanlarından biri, hatta belki de en iyisi olarak geçeceğinden hiç şüphem yok.” ifadesini kullandı.

Analistler, Warsh’ın indirimleri tamamen dışlamayan ancak agresif adımlardan kaçınabilecek temkinli bir profil çizdiğini, Wall Street’te “Trump’ın her dediğini yapmayacağı” algısının da yerleştiğini ifade etti.

Öte yandan ABD’de bütçe görüşmelerinde, Senato’daki Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin 5 harcama yasasından oluşan paket üzerinde anlaştığı ancak İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanına ilişkin 6. yasanın paketten çıkarıldığı bildirildi.

Analistler, hükümetin tarihin en uzun kapanmasının ardından ikinci bir kapanma yaşama ihtimalinin risk algısını artırabileceğini ve fiyatlama dengesini bozabileceğini kaydetti.

Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de ekonomi 2025’in son çeyreğinde yüzde 2,3 büyüyerek beklentilerin altında kalırken, tüketici harcamaları güçlü seyrini korudu.

Çin’de ocak PMI verisinin 49,3 ile daralma bölgesinde kalması, imalat faaliyetlerinin zayıf seyrettiğine işaret ederek sanayi metallerine yönelik iç talep görünümünü baskıladı.

Avrupa’da enflasyonun ocakta yüzde 3,1’e gerilemesi, ECB üzerindeki faiz indirimi beklentilerini güçlendirirken, kakao öğütme ve çelik üretimi gibi göstergeler kıta genelinde emtia tüketiminin zayıf seyrettiğine yönelik sinyaller verdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,24 seviyesinde tamamlarken, dolar endeksi haftayı yüzde 0,6 düşüşle 97 seviyesinde kapattı.

Gümüş, günlük bazda tarihindeki en kötü ikinci düşüşünü yaşadı

Değerli metaller, hafta başında jeopolitik gerginliklerin sürmesi, dolar endeksinin zayıflaması ve Fed’e ilişkin faiz indirimi beklentilerinin etkisiyle artan güvenli liman talebiyle rekor seviyelere yükselmesine karşın, haftanın son iki işlem gününde gelen satışlarla rekor seviyelerden geri çekilerek haftayı negatif seyirle tamamladı.

Piyasalarda, Trump yönetiminin Fed yönetimine müdahale edebileceğine ilişkin tartışmalar hafta başında güvenli liman alımlarını destekledi ancak para politikasında şahin duruşuyla bilinen eski Fed yetkilisi Kevin Warsh gibi bir ismin göreve gelebileceği beklentisinin güçlenmesiyle dolar endeksi dört yılın dip seviyelerinden toparlandı ve küresel ölçekte faiz beklentilerinin yukarı yönlü güncellenmesi, satış baskısı oluşturdu.

Bu gelişmelerle birlikte altının ons fiyatı, tamamlanan haftada 5 bin 598 doları görerek rekor tazelerken, haftanın son iki işlem gününde hızlanan satışlarla 4 bin 841 dolardan kapanış yaptı.

Gümüşün ons fiyatı da altına paralel şekilde jeopolitik ve siyasi endişelerin etkisiyle hafta başında değer kazanırken, 121 dolarla rekor tazeledi. Perşembe günü rekor seviyelere ulaşan gümüş, gördüğü rekor seviyenin ardından sert bir satış dalgasına girdi.

Gümüş, 30 Ocak’ta bir günde yüzde 30’a varan kayıpla tarihindeki en kötü ikinci düşüşünü yaşayarak 82,1 dolar seviyesine inerken, gün içinde 72,43 dolara kadar geriledi.

Analistler, Trump’ın Fed’e şahin bir isim atayacağı endişesiyle doların güçlenmesinin ve yüksek fiyatların tetiklediği kar satışlarının bu hareketi hızlandırdığını belirtti.

Buna karşın gümüş, ocak ayını yaklaşık yüzde 17 kazançla kapatarak yükseliş trendini korudu.

Platinin ons fiyatı da altın ve gümüşe paralel değer kaybederken, paladyumun ons fiyatı da düşüşe eşlik etti.

Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar platinde yüzde 21,6, gümüşte yüzde 17, paladyumda yüzde 15,5 ve altında yüzde 2 değer kaybetti.

Baz metaller karışık seyretti

Baz metallerde ocak ayının son haftasında fiyatlamalarda fon akışları ve spekülatif pozisyonlanmalarla karışık bir seyir izlendi.

Bakır, Londra Metal Borsası’nda 29 Ocak’ta 3 ay vadeli kontratta rekor seviyelere yükselirken, haftanın son işlem gününde kar satışlarıyla kazancının bir kısmını geri verdi.

Talep tarafında Çin’in ithalat iştahını yansıtan göstergelerde zayıflama sinyalleri öne çıkarken, yüksek fiyatların kısa vadede fiziki talebi sınırlayabileceği beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

Nikel, Endonezya’nın 2026’ya ilişkin cevher üretim kotasını azaltabileceğine yönelik sinyallerle yükselişini hızlandırdı. Ancak stokların artması ve rallinin büyük ölçüde beklenti alımlarına dayanması, fiyatları baskıladı.

Bazı metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta fiyatlar libre bazında çinkoda yüzde 3,6 ve bakırda yüzde 0,3 değer kazanırken, nikelde yüzde 6,5, alüminyumda yüzde 2,1 ve kurşunda yüzde 1,6 değer kaybetti.

Petrol, jeopolitik endişelerle pozitif seyretti

Petrol fiyatları, ABD-İran arasında yükselen gerginlik sonrasında emtia piyasalarında jeopolitik risk primini artırmasıyla pozitif bir seyir izledi.

Trump yönetiminin İran’da rejim karşıtı gösterilere yönelik baskıların ardından “askeri seçenekleri” değerlendirdiğine ilişkin haber akışı, ABD’ye ait bir uçak gemisinin bölgeye sevk edilmesi ve İran’ın olası saldırılara karşı “topyekun savaş” uyarısı, petrol piyasasında arz kesintisi endişelerini güçlendirdi.

Avrupa Birliği’nin (AB) İran’a yönelik yeni yaptırımları da risk algısını desteklerken, fiyatlamalarda arz kaynaklı riskler öne çıktı.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna sürecinde Kremlin’in 29 Ocak’ta Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i Moskova’ya davet mesajını yinelemesi ve ABD arabuluculuğunda barış girişimlerinin yoğunlaşması dikkati çekti. Piyasalarda, olası bir uzlaşmanın Rusya’ya yönelik enerji yaptırımlarının gevşetilmesine kapı aralayabileceği, bunun da küresel arzı artırarak petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2026’nın ilk çeyreğinde küresel arzın talebin 1,0-1,5 milyon varil üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Bu çerçevede OPEC+’ın arzı sabit tutarak piyasayı dengelemeye çalışmasının beklendiği, arz fazlası endişelerinin de jeopolitik kaynaklı fiyat artışlarını sınırlayan başlıca unsur olduğu kaydediliyor.

Doğal gaz tarafında ise ABD’de kuzey ve iç kesimlerde etkili olan kutup soğuğu, fiyatlarda sert yükselişe yol açtı. Henry Hub vadeli doğal gaz fiyatı bir haftada yaklaşık yüzde 70 artarak 5,35 dolar/MMBtu seviyesine çıktı ve Aralık 2022’den bu yana en yüksek düzeyini gördü.

Analistler, soğuk hava koşullarının üretim ve iletim tarafında geçici arz daralması yaratarak LNG ihracatını kısmen sınırlayabileceğini kaydetti.

Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,6 artarken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın MMBtu cinsinden fiyatı da yüzde 13 değer kazandı.

Tarım emtiaları karışık seyretti

Tarım emtia fiyatları tamamlanan haftada dolar endeksindeki zayıf seyir ve ABD’nin güçlü ihracat verilerinin etkisiyle karışık seyretti.

Öte yandan buğday piyasasında ABD’nin kış koşulları ve AB’nin ihracat kesintisi gibi faktörler kısa vadeli toparlanma sağlarken, Karadeniz ve Güney Amerika arzı yükselişi engelledi.

Mısır ve soya fasulyesinde rekor, ABD satışlarının yarattığı iyimserlik, Brezilya ve Arjantin’den gelen yüksek rekolte beklentileriyle törpülendi.

Bu gelişmelerle birlikte bu hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 0,5, buğdayda yüzde 1,7 değer kazanırken, mısırda yüzde 0,5 ve soya fasulyesinde yüzde 0,3 değer kaybetti.

ABD’de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 5, şekerde yüzde 3,2 ve pamukta yüzde 1,1 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yatay seyirle tamamladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

PHP Saat: 2026-02-01 16:54
WP Saat: 2026-02-01 16:54