Bırakma sürecinde içilen “tek sigara” bağımlılığı yeniden başlatabiliyor

Bırakma sürecinde içilen “tek sigara” bağımlılığı yeniden başlatabiliyor
Yayınlama: 08.02.2026
A+
A-

Prof. Dr. Öztürk, sigara bırakma sürecinde “bir kerelik” içimin masum olmadığını belirterek, özellikle bağımlılık düzeyi yüksek bireylerde tek bir sigaranın dahi eski kullanım düzenine geri dönüş riskini belirgin şekilde artırabildiğini söyledi.

Tütün kullanımı, başta kalp-damar hastalıkları, kanserler ve kronik solunum yolu rahatsızlıkları olmak üzere çok sayıda ciddi hastalığa yol açarken, dünya genelinde her yıl milyonlarca kişinin erken ölümüne neden olan en önemli önlenebilir risk faktörleri arasında yer alıyor.

Sigara bağımlılığının sağlık üzerindeki etkilerine ve bırakma sürecinde yapılan hatalara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, sigara içiminin kardiyovasküler sistem dahil birçok organ ve sistem üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu söyledi.

Uzun vadede sigaranın, vücuttaki hemen her organı etkileyen sistemik bir toksik maruziyet olduğunun bilindiğini vurgulayan Öztürk, sigaranın başta kalp-damar hastalıkları, akciğer hastalıkları ve kanserler olmak üzere çok sayıda kronik hastalığın gelişiminde temel rol oynadığını kaydetti.

Prof. Dr. Öztürk, sigara ile ilişkili başlıca hastalıklar arasında kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akciğer, ağız, boğaz, pankreas, böbrek ve mesane kanserleri, koroner arter hastalığı, miyokard enfarktüsü ve inme bulunduğunu, ayrıca damar tıkanıklıkları, periferik arter hastalığı, bağışıklık sisteminde zayıflama, erken yaşlanma, görme bozuklukları ve osteoporozun da sigaraya bağlı sağlık sorunları arasında yer aldığını dile getirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve güncel küresel epidemiyolojik çalışmalara göre tütün kullanımının her yıl 7 milyondan fazla insanın ölümüne neden olduğunu belirten Öztürk, bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonunun sigara içmeyen ancak pasif dumana maruz kalan bireylerden oluştuğunu anlattı.

Pasif içiciliğin özellikle çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı olan bireyler için ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Öztürk, geniş kohort çalışmaları ve meta-analizlerin sigarayı ömür kısaltan en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biri olarak tanımladığını ifade etti.

Araştırmalara göre sigara içen bireylerin ortalama 10 yıl veya daha fazla daha kısa yaşadığını belirten Öztürk, “Yaşam kaybı özellikle kardiyovasküler hastalıklar, kanserler ve kronik solunum hastalıklarına bağlı erken ölümlerden kaynaklanıyor. Sigara, çoklu biyolojik mekanizmalar üzerinden ölüm riskini belirgin şekilde artırıyor.” dedi.

Sigarayı bırakma tedavisi kişiye özgü

Öztürk, sigara bağımlılığının yalnızca bir alışkanlık değil, kronik, tekrarlayabilen ancak tedavi edilebilir bir bağımlılık olduğunu, nikotinin beyindeki ödül sistemlerini etkileyerek hem fiziksel hem de psikolojik bağımlılık oluşturduğunu ifade etti.

Her bireyin bağımlılık düzeyinin, tetikleyicilerinin ve sosyal koşullarının farklı olduğunu belirten Öztürk, sigarayı bırakma sürecinin kişiye özgü bir tedavi yolculuğu olduğunu ve bu nedenle tek tip değil, bireyselleştirilmiş yaklaşımların gerekli olduğunu söyledi.

Sigara bırakma tedavisinde davranışsal yaklaşımlar ile farmakolojik tedavilerin birlikte uygulandığını aktaran Öztürk, tedavi sürecinin ayrıntılı sigara öyküsü, öz geçmiş, anamnez ve fiziki muayene sonrasında kişiye özel olarak planlandığını kaydetti.

Öztürk, farmakolojik tedaviler arasında nikotin replasman tedavileri (bant, sakız, pastil), vareniklin, bupropion ve sitizinin yer aldığını belirtti.

Davranışsal tedaviler arasında yoksunluk belirtilerinin yönetimi, tetikleyicilerin belirlenmesi ve çözüm stratejileri geliştirilmesinin yer aldığını belirten Öztürk, motivasyonel görüşmeler ve danışmanlığın da uygulandığını ifade etti.

“Sigarayı bırakmak her yaşta mümkün”

Öztürk, her bireyin bu basamaklardaki gereksinimleri ve tedaviye verdiği yanıtın kendine özgü olduğunu vurguladı.

Sigarayı bırakma sürecinde tek bir sigaranın dahi nikotin bağımlılığını yeniden aktive edebileceğine dikkati çeken Öztürk, “Özellikle bağımlılık düzeyi yüksek bireylerde ‘bir kerelik’ içim, eski kullanım düzenine geri dönüş riskini belirgin şekilde artırabiliyor. Bu nedenle ‘tek sigara’ diye masum bir kavram yok. Sigarada en doğrusu tam ve kalıcı bırakmaktır.” diye konuştu.

Öztürk, sigara kullanımına erken yaşta başlamanın daha güçlü nikotin bağımlılığı ve daha uzun süreli kullanım riskini oluşturduğunu, ergenlik döneminde beyin gelişiminin devam etmesinin bu riski artırdığını söyledi.

Buna karşın her yaşta sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu ve her yaşta bırakmanın sağlık açısından anlamlı faydalarının bilimsel olarak kanıtlandığını vurgulayan Öztürk, “İleri yaşta olan bireylerin sigarayı bırakması son derece önemli.” dedi.

Öztürk, gençlerin genellikle merak, sosyalleşme ve arkadaşlara uyum sağlama gibi yanlış algılar nedeniyle sigaraya başladığını, sigaranın yalnızca vücuda zarar veren ve yaşam süresini kısaltan bir madde olduğunu ifade etti.

Sigarayı bırakmak isteyenlere mesaj veren Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk “Sigarayı bırakmak her yaşta mümkün. Sigara kullanımı, tedavi edilebilir bir bağımlılıktır. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden sigara bırakma polikliniklerine başvurmak sağlıklı bir yaşama atılan önemli bir adımdır.” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

PHP Saat: 2026-02-08 20:07
WP Saat: 2026-02-08 20:07