Sanal kumar bağımlılığında 18-35 yaş aralığı ilk sırada yer alıyor

Sanal kumar bağımlılığında 18-35 yaş aralığı ilk sırada yer alıyor
Yayınlama: 02.02.2026
A+
A-

Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarda 18-35 yaş aralığının en riskli grup olduğunu söyledi.

Dernek başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilci, AA muhabirine, gençler ve orta yaş kuşak için son günlerde ciddi bir beka sorununa dönüşen sanal kumarın aileleri yıktığını ve aşırı borç batağına sürükleyerek ülkenin kanayan yarası haline geldiğini ifade etti.

Sanal kumarın dijital bağımlılığın alt boyutu olan yeni bir bağımlılık türü olduğunu belirten Dilci, “Sanal kumar bağımlılığı bireysel bir tercih değil, bireyin düşünce dünyasında yaratılan birtakım algısal manipülasyonlarla kişinin beynini kullanamama becerisine ya da başarısızlığına evrilen bir durumdur.” dedi.

Bunun toplum için sessiz bir kriz olduğunu vurgulayan Dilci, yeni neslin bir nevi bağımlılığı, ekrana karşı duyduğu sadakat ve ekranın kendisini yanıltmayacağı düşüncesinden hareketle ekran içi mesajların özellikle çocuk üzerinde “bak başarabilirsin”, “ya kazanırsan” gibi duygularına hitap eden bir durum olduğunu dile getirdi.

Sanal kumarın ekonomik durumu çok yüksek olanlar ile çok düşük olanlarda risk olarak daha yüksek düzeyde seyrettiğine dikkati çeken Dilci, “Ya kazanırsam düşüncesiyle basit denebilecek çok cüzi miktarlarda oynamayla başlayan bu süreç, daha sonra kişinin evlerini satması, çevresine, akrabalarına varan borç batağına batması ve hatta bu borçlarının temizlenmesinden sonra ‘bırakacağım’ denildiği halde yeniden şartlar ve duygusal riskler bağlamında tekraren bu bağımlılığın tekerrür ettiğini görmekteyiz.” diye konuştu.

“Sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor”

Bölünmüş, ilgisiz ve sorumluluk duygusu gelişmemiş ailelerde çocukların ekran tutkusunun daha erken başladığını yaptıkları araştırmalarda gördüklerini aktaran Dilci, “Ebeveyn sorumluluğu ve sağlıklı aile iklimi olmayan çocuklarda sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor ve bu yüzde 32 oranında. Her zaman dijital mecra içerik üreticileri kumar bağımlılığı konusunda kazanan taraf olmak durumunda. Yalnızlığa maruz kalmış, sosyal ilişkileri zayıflamış kişilerin ciddi anlamda dijital ekranla temas kurması ve arkasından ‘ya olursa’, ‘ya kazanırsam’ gibi basit ama heyecan arama şekliyle ortaya çıkmakta.” şeklinde konuştu.

“Sanal kumar oynayanların yüzde 93,7’sini erkekler oluşturuyor”

“Sanal kumar bağımlılığında yaş ve cinsiyete göre farklılaşma” konulu 30 bağımlının yer aldığı araştırma yaptıklarını anlatan Dilci, “Sanal kumarda 35 yaşa kadar en riskli grup diyebiliriz, yani yüzde 62’si daha yoğun risk yaşıyor. 35-55 yaş arası ise ikinci risk grubuna giriyor, bunların oranı yüzde 20’lerde. 60 yaş üzerinde ise çok az görülen bir durum.” ifadelerini kullandı.

Boşanmış, bölünmüş ve tek çocuklu ailelere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Dilci, şunları kaydetti:

“Çocuk sayısının fazla olması, bir nevi bu tür ev içi oyunlarda diğer çocuğun kardeşleri tarafından ihbar edilmesi şeklinde kontrol mekanizması söz konusu diyebiliriz. 18 yaş öncesinde akıllı telefonlarda bu tür dijital kumar uygulamalarının olmaması gerektiğine dikkat edilmelidir. Ailelerin, ekrandaki ayak izlerini takip etmesi gerekir. Çocuğun hangi dijital mecralarda tutum sergilediğinin, ne kadar vakit geçirdiğinin risk haritasının çıkarılması gerekir. Eğer çocuğa harçlık veriliyorsa veya kredi kartı teslim ediliyorsa, sanal kredi kartı limiti gibi birtakım limitler tanımlanmışsa, bunları hangi mecralarda harcıyor bu konuda denetim ve gözetim gerekir. Ailelerin, sanal ekosistemdeki borçla oynama, arkadaş grubundan borç alma, grup halinde birtakım oyun içeriklerine temas etme gibi durumları engelleyici programları da gündeme getirebiliriz. Çocuğun bahis de dahil her türlü dijital oyunlardan elde ettiği puan kazanımlarına dikkat etmek gerekiyor.”

“Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi”

Bu konularda uyarıcı programlar olduğu ve ailelerin çocuklarının akıllı telefonlarına bunu indirebileceğini vurgulayan Dilci, “15 yaş altının sosyal medya ve akıllı telefon kullanmaması Meclisimizin gündeminde. Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi. Bu bağlamda kendi kendine şiddet uygulayan bir kişinin aynı zamanda hukuki süreçlerle de muhatap olması gerekir. Bu kişi aileye de manevi bir şiddet uyguluyor ve bu şiddete dönük hukuki birtakım önlemlerin alınmasının da düzenlemeler içerisine konulması devlet politikası olarak gerekir diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

PHP Saat: 2026-02-02 18:30
WP Saat: 2026-02-02 18:30