Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyada başaktör oldu

Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyada başaktör oldu
Yayınlama: 23.01.2026
A+
A-

Zeytin ve zeytinyağı üretiminde İtalya’yı geride bırakarak, İspanya’nın ardından dünyanın en büyük 2’nci üreticisi olan Türkiye, sektörün başaktörü haline geldi.

Merkezi Madrid’de bulunan Uluslararası Zeytin Konseyinin (UZK) Genel Direktörü Jaime Lillo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zeytin sektöründe Türkiye’nin vazgeçilemez bir ülke olduğunu belirtti.

Jaime Lillo, şunları kaydetti:

“Türkiye, zeytin dünyasında büyük bir ülke. Son 5 hasat dönemine (2020-2025) baktığımızda, İtalya’nın önünde dünyanın en büyük 2’nci zeytinyağı üreticisi konumunda. Türkiye, sadece iç tüketimde değil uluslararası alanda da zeytin üretiminde büyüyen bir ülke. Büyüyor ve mevcut durumda dünya sağlığına katkıda bulunuyor. Türkiye, zeytinyağında başaktör oldu.”

Türkiye sofralık zeytininde dünyanın en büyük üreticisi oldu

Lillo, 2024-2025’te sofralık zeytin üretiminde de Türkiye’nin, Mısır’ın önünde dünyanın en büyük üreticisi olduğunu ve “olağanüstü bir hasat geçirdiğini” aktardı.

Dünyada 2024-2025 hasat yılında zeytinyağı ihracatında yüzde 25’lik bir artış yaşandığını vurgulayan Lillo, bu artışa en çok katkıyı yüzde 132’lik artışla Türkiye’nin verdiği bilgisini paylaştı.

Lillo, tüm bu verilerin, Türkiye’nin zeytin sektöründe dünya 2’ncisi olarak konumunu sağlamlaştırdığını kaydederek, 2023’ten bu yana UZK içinde İcra Direktör Yardımcısı olarak temsilcisi bulunan Türkiye’nin Konsey içinde de “çok dinamik, aktif ve projeleri destekleyen bir rol oynadığını” dile getirdi.

UZK Genel Direktörü, Türkiye’nin araştırma merkezlerindeki uzmanlarıyla, gerek kalitede gerekse üretim metotlarında ve genetik kaynaklarda önemli destek verdiğinin altını çizdi.

İzmir’deki Dünya Zeytin Koleksiyonu ve Ulusal Zeytin Gen Bankasının, dünyadaki ender örneklerden olduğunu, uluslararası birçok çalışmaya katkı sağladığını söyleyen Lillo, “UZK, sektörün karşılaştığı, iklim değişikliği gibi uluslararası meydan okumalara, sorunlara karşı çözüm arıyor. Bu anlamda Türkiye, büyük bir üretici olarak ve araştırma merkezleriyle önemli katkıda bulunuyor. Akdeniz kültüründe zeytinliklerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki çözümlere dahil edilmesi gibi projelerde Türkiye, önemli bir rol oynuyor.” diye konuştu.

“İklim değişikliği özellikle Akdeniz havzasını ciddi şekilde etkiliyor”

Diğer yandan iklim değişikliğinin zeytin sektöründeki etkilerinin inkar edilemez düzeyde olduğunu belirten Lillo, “İklim değişikliği, özellikle Akdeniz havzasını ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin; bundan önce art arda 2 kısa hasat dönemi hiç görmemiştik. Hasatlar arasında değişkenliğin arttığını görmüştük ama ortalamanın altında 2 hasat dönemi hiç gözlemlememiştik. 2 yıl önceki fiyat endeksindeki olağanüstü artışları hiç görmemiştik. İklim krizi bir gerçek.” değerlendirmesinde bulundu.

Lillo, UZK olarak “yeni döneme, iklim değişikliğinin etkilerine hazırlıklı olmak, uyum sağlamak için uzmanlarla birlikte çalışmalar yürüttüklerini” anlatarak, “Ben zeytin ağaçlarının, Akdeniz’in bir ormanı olmasını ve doğal bir karbon yutağı olarak iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılmasını istiyorum.” temennisinde bulundu.

“Zeytin ve zeytinyağı üretiminde bir tür devrime tanık olduğumuz bir dönemden geçiyoruz”

Birçok sektör gibi zeytin sektörü için de Kovid-19 salgınının “bir milat” olduğuna işaret eden Lillo, şöyle devam etti:

“Dünyanın durduğu, herkesin evde kaldığı bir dönemde, zeytinyağının sağlık alanında öneminin arttığını, tüketiminin geçmişte olmadığı kadar arttığını gördük. Bunu sadece sektörün geleneksel pazarlarında değil ABD, Kanada, Çin, Japonya gibi yeni pazarlarında da gördük. Bu ülkelerde de zeytinyağı tüketimi tutarlı şekilde arttı. Zeytinyağının önemini keşfeden tüketicilerin sayısında kayda değer bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Zeytin ve zeytinyağı üretiminde bir tür devrime tanık olduğumuz bir dönemden geçiyoruz.”

Lillo, üretim tekniklerinde geleneksel zeytin ağaçlarının, yeni tip zeytin ağaçlarıyla birlikte yetiştirildiğini aktardı.

“Zeytin, tarihinin en iyi dönemini geçiriyor”

UZK Genel Direktörü, “Zeytin, tarihinin en iyi dönemini geçiriyor. Hiç olmadığı kadar yüksek miktarda, olağanüstü kaliteli zeytin üretiliyor. Bu tüketiciler için de çok iyi ve önemli bir dönem demek ve herkes tadını çıkarmalı.” ifadesini kullandı.

İç savaş döneminde UZK’den çıkan Suriye’nin normalleşme sürecinin başlamasıyla birlikte kısa zamanda tekrardan UZK üyesi olması için görüşmelerin yürütüldüğünü belirten Lillo, bu ülkenin geleneksel olarak büyük bir zeytin üreticisi olduğunu kaydetti.

Lillo, UZK olarak bu yılki yeniliklerinin, dünya çapında yetiştirilen başlıca zeytin çeşitlerinin genetik materyalinin, şubat sonunda ilk kez Svalbard Küresel Tohum Deposu’na teslim edilmesi ve zeytinliklerin özelliklerinden bağımsız olarak karbon dengesini ölçmek için bir aracın tüm sektöre sunulmasına yönelik 29 ülkede 600’den fazla çiftlikte yapılan pilot proje olduğunu aktardı.

UZK’nın verilerinde şu detaylar öne çıktı:

“2000-2001 ve 2004-2005 hasat yıllarında dünyada ortalama zeytinyağı üretimi yaklaşık 3,1 milyon ton oldu. Aynı dönemde Türkiye’de 320 bin top zeytinyağı üretilirken, bu küresel toplamın yüzde 10’unu teşkil etti.

Türkiye’nin zeytinyağı üretimi, hasat yılları arasında önemli ölçüde değişkenlik göstermekte olup, 2024-2025 hasat yılında 505 bin ton ile zirveye ulaştı. Bu, ortalama hasat yılına göre yüzde 58 daha yüksek oldu.

Türkiye’de zeytinyağında 2025-2026 hasat yılı için 290 bin ton üretim bekleniyor; bu 2024-2025’e kıyasla yüzde 43’lük bir düşüş anlamına geliyor.

Türkiye’de zeytinyağı tüketimi hasat yılı başına yaklaşık 170 bin ton olup, küresel toplamın yüzde 5,5’ini temsil etmektedir. 2024-2025 hasat yılında tüketim 200 bin tona ulaştı.

Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin yaklaşık 2 kilogram olduğu tahmin edilmektedir.

Türkiye, zeytinyağında hasat yılı başına ortalama 96 bin ton civarında ihracat yapmaktadır. 2024-2025 hasat yılında ihracat önemli bir artış göstererek 160 bin tona ulaşmıştır. 2025-2026 hasat yılı için tahmin ise 100 bin tondur.

Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Japonya, AB üyesi olmayan Avrupa ülkeleri ve ABD gibi başlıca ithalat pazarlarından bazılarını dikkate aldığımızda, 2024-2025 hasat yılında ithalat 59 bin 589 tona ulaşmış ve 2022-2023 hasat yılına (81.47 ton) göre yüzde 45 daha düşük olmuştur.

Dünyada 2024-2025 hasat yılında zeytinyağı ihracatında yüzde 25’lik bir artış yaşandı ve bu artışa en çok katkıda bulunan ülkeler Türkiye (yüzde 132), Tunus (yüzde 38), İspanya (yüzde 25) ve İtalya (yüzde 18) oldu.

Sofralık zeytin üretimi 2024-2025 hasat yılında 3 milyon 316 bin 500 ton oldu. Tüketimi ise dünyada yüzde 5 arttı. Tüketime en çok katkıda bulunan ülkelerin başında Türkiye (+ yüzde 13) geldi.

2025-2026 hasat yılı için dünyadaki zeytinyağı üretiminin 3 milyon 440 bin ton olması bekleniyor. Sofralık zeytinde beklenti 2 milyon 986 bin ton. 2025-2026’da sofralık zeytin üretiminin Portekiz ve Mısır’da artması; İspanya, Türkiye, Ürdün ve Arjantin’de azalması öngörülüyor.

2025-2026 dönemi için zeytinyağı üretiminin İtalya, Mısır, Fas ve Tunus’ta artması; Türkiye, Ürdün, Arjantin ve İspanya’da düşmesi bekleniyor.

UZK’nin son 20 yılda 1000’den fazla araştırma şirketinin çalışmalarına dayanarak verdiği rakamlara göre, zeytinyağı kalp hastalıkları riskini yüzde 15, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskini yüzde 23, kadınlarda göğüs kanseri riskini yüzde 62 azaltıyor. Ayrıca alzaymır ve diyabet hastalığındaki riskleri de düşürüyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

PHP Saat: 2026-01-23 16:20
WP Saat: 2026-01-23 16:20