
Asgari ücret tespit komisyonunun toplantıları öncesinde sokaktaki nabız oldukça yüksek. Safranbolu sokaklarında konuştuğumuz vatandaşlar, 30 bin TL’den 50 bin TL’ye kadar farklı rakamlar telaffuz ederken; ortak payda rakamların artmasından ziyade alım gücünün korunması oldu.
Röportaj videosu:
Röportajımızda en yüksek beklentiyi dile getiren bir vatandaş, yaşam şartlarının zorluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “En az 50 bin TL olmalı. Kiralar ortada, market fiyatları belli. Çoluk çocuk okutuyoruz, bu devirde 50 bin ancak kurtarır.”
Bazı vatandaşlar ise asgari ücret artışının bir “kısır döngüye” dönüştüğünden dert yandı. Mevcut maaşıyla geçinmeye çalışan bir genç, “Bence 30-32 bin TL yeterli olur ama asıl mesele rakam değil. Asgari ücret yükseldikçe her şeye 5-10 kat zam geliyor. Karabük gibi küçük bir yerde bile 1+1 ev kiram 17 bin TL oldu. Çözüm asgari ücreti yükseltmek değil, ekonomiyi düzeltmek” diyerek piyasa denetimine vurgu yaptı.
Sadece çalışanlar değil, emekliler de mikrofonumuza içini döktü. Üniversitede çocuk okutan bir emekli vatandaş, “Emekliyim ama çalışmasam yandım. Maaş hesaba yatmadan zamlar geliyor. 4 günde param bitiyor” sözleriyle yaşadığı ekonomik dar boğazı anlattı.
Vatandaşın yurt dışındaki endeksleme sistemine dikkat çekmesi ise dikkat çekti. İngiltere’deki sistemi örnek gösteren vatandaş, “Orada her ay piyasaya göre düzenleme yapıyorlar. Bizde ise bir sene bekleniyor, o sırada enflasyon zaten maaşı eritip bitiriyor” dedi.
Bir diğer Safranbolulu emekli vatandaş ise, farklı emekli grupları arasındaki maaş uçurumuna değindi. “kul hakkı” ve “adalet” vurgusuna değinen vatandaş, maaş sistemindeki dengesizliğin giderilmesini istedi.