
KARABÜK – Karabük Üniversitesi Safranbolu Kampüsü’nün tarihi Taş Bina’sında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, Türkiye’nin su yönetiminde köklü bir paradigma değişikliğine gidilmesi gerektiği ifade edildi. Çevre Politikaları Masası Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray tarafından sunulan rapor; sanayiden tarıma, kentsel mimariden bireysel kullanıma kadar geniş bir yelpazede çözüm önerileri sunuyor.
Toplantıda konuşan Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray, suyun yaşam ve kalkınma için temel faktör olduğunu hatırlatarak, iklim değişikliği ve hatalı kullanımın kaynakları hızla tükettiğini belirtti. Esmeray, “Kuraklık artık ülkemiz için sadece dönemsel bir sorun değil; sürdürülebilir kalkınmayı doğrudan etkileyen yapısal bir risk haline gelmiştir. Mücadelemiz kriz odaklı değil, uzun vadeli ve bilim temelli bütüncül politikalarla olmalıdır” dedi.
Raporda yer alan çarpıcı veriler, su stresinin boyutlarını ortaya koydu. 1975-2025 yılları arasındaki yağış grafiklerini paylaşan Esmeray, 19 Aralık verilerine göre ortalama yağış miktarının 618 mm’den 407 mm’ye düştüğünü açı. Bu verinin ortalamanın %34 altında olduğunu vurgulayan Esmeray, kriz yönetiminden risk yönetimine geçişin zorunlu olduğunu belirtti.
KBÜ Rektörlüğü’nün tensibiyle hazırlanan raporda, suyun her damlasını korumayı hedefleyen şu başlıklar öne çıktı:
Raporun sonuç bölümünde, kuraklıkla mücadelenin bir tercih değil, ulusal bir zorunluluk olduğu ifade edildi. Kısa vadede kayıp-kaçakların önlenmesi, orta vadede mevzuat düzenlemeleri ve uzun vadede “Havza Bazlı Yönetim Reformu”na geçilmesi planlanıyor.
Esmeray, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Su güvenliği, ulusal güvenliktir. Bu raporla sadece suyu değil; tarımı, sanayiyi ve halk sağlığını güvence altına almayı hedefliyoruz. Suyu yönetmek, geleceği yönetmektir.”