Türkiye organlarını kaybediyor

Türkiye organlarını kaybediyor
Yayınlama: 14.01.2026
A+
A-

Obezite, diyabet ve hipertansiyon salgını Türkiye’nin organ sağlığını tehdit ediyor. Metabolik hastalıkların sessizce çürüttüğü böbrek ve karaciğerler nedeniyle nakil listeleri hızla kabarıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, “Sadece yaşlılar değil, metabolik hastalıklar yüzünden gençler de organlarını kaybediyor” diyerek acı tabloyu özetledi.

Türkiye’de organ nakli gerçeği, son dönemde sevilen sanatçı Ufuk Özkan’ın yaşadığı karaciğer yetmezliği süreciyle bir kez daha gündeme oturdu. Organ yetmezliği, eskiden sadece ileri yaş veya doğuştan gelen hastalıklarla anılırdı. Ancak günümüzde obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi metabolik hastalıkların yaygınlaşması, organ nakli ihtiyacını hiç olmadığı kadar artırdı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, organ bağışının toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak; değişen hasta profilini ve hayat kurtarmanın yeni dijital yolunu anlattı.

Organ bağışının yol haritası

Organ bağışı yapmak isteyen vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvurması yeterli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yaprak, “2025 yılında hazırlanan yönetmelik kapsamında organ bağışı kolaylaştırıldı. Eskiden organ nakli koordinatörlerine iki şahitle gidiliyordu. Şimdi e-Nabız üzerinden de organ bağışı yapılabiliyor. Bu süreç, organların mutlaka alınacağı anlamına gelmez. Organlar yalnızca beyin ölümü gerçekleştiğinde ve ailenin onayıyla alınabiliyor” dedi.

Kadavra bağışında süreç farklı işliyor

Kadavradan organ bağışı hakkında toplumda yanlış bilgiler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yaprak, “Beyin ölümü; kalp krizi, kafa içi basıncı artıran hastalıklar ya da oksijensiz kalma gibi nedenlerle gelişebilir. Beyin ölümü gerçekleştiğinde kişi yoğun bakımda yaşam destek cihazlarına bağlı olur. Bu sırada organlar hala kanlanır ve çalışır. Bağış, bu aşamada ailenin onayıyla yapılır. Bu, bir cenazeden organ alınması değildir. Metabolik sendrom dediğimiz; diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve obezite gibi hastalıklar organlarımızı daha erken yaşta yıpratıyor. Bu da organ nakli ihtiyacını ciddi şekilde artırıyor. Organ bağışının hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Bebeklikten 75 yaşına kadar nakil mümkün

Organ nakillerinde farklı bağış türleri uygulanıyor. Prof. Yaprak, “Kalp ve akciğer nakilleri yalnızca beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçılardan yapılabiliyor. Ancak böbrek ve karaciğer nakilleri canlı vericilerden de mümkün. Çünkü karaciğer kendini yenileyebilen bir organ ve iki böbreğimiz olduğu için biriyle yaşam sürdürülebiliyor. Bebeklikten 75 yaşına kadar organ nakli yapabiliyoruz. Bebeklerde genellikle doğuştan safra yolu hastalıkları, çocuklarda metabolik hastalıklar, erişkinlerde ise Hepatit B, Hepatit C, karaciğer yağlanması, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri nakil ihtiyacına yol açıyor” şeklinde konuştu.

“İnsanın hayatını kurtarabilecek en değerli miras”

Türkiye’de organ bağış oranlarının hala ihtiyacın çok gerisinde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yaprak, artan kronik hastalıklar nedeniyle her yıl daha fazla kişinin organ nakline ihtiyaç duyduğunu belirtti. Organ bağışının bir insanın hayatını kurtarabilecek en değerli miraslardan biri olduğunu vurguladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

PHP Saat: 2026-01-14 14:21
WP Saat: 2026-01-14 14:21